Yeni İngilizce Hikayeler 1 - Türkçe Tercümeli


TOOTH BRUSHES THEIR ŞÜKRÜ

"Wow! Şükrü started eating chocolate again. Who are also glad we are not happy. Between our new friends to join. Our work will further acceleration. Şükrü good oral health that the protection of teeth, does not know the importance of brushing teeth. We knew we came here to Şükrü you can damage the teeth were? Şükrü may erode the teeth, never again to reinstate can damage would be? "

"You're right brother germs. Şükrü after every meal, a meal every evening before going to bed each brushing teeth should always knew, you could not ask me that question, and we are here now. "

"What is it? Why suddenly stagnant? A state of ignorance as to the Şükrü if you have trouble. Brushing your teeth is not our fault that Şükrü? Brushes not better, right? Check it out nicely and are standing gnawing teeth of Şükrü. And keep your hand a little too fast You're trying to open in the molar teeth of Şükrü that channel slot into your build slightly expand. The new arrivals would increase the number of our differences I think are you. Then you keen unemployed. "

"Who lost business? None so on. This is larger than others and a large molar because I worked hard for you to look like. However, everything obvious. Fastest and most wide-slot running my my my slot. "

"Hah hah ha ... Rose Executives such. Means that the largest holder of your nest? So, acceptance. Theory as a fine. How am I going to prove this theory, let's see. Here's my own slot easily it fin I am. You place a tiny head it fin do not enter and head. "

Microbes in this way two friends take their conversation that you are beginning to stop at the back were not aware of germs. Microbes per: "Hey, you two! Precise speech. Where do you think yourself? Can I have my favorites. More than one of you two here. Employees will remain the fastest here, the other expenses. Let's look at the opening said, let's see you do the job. "After making the necessary controls germs per second business put an end to germs. Instead of the germs of the most coarse, brought the most powerful. After you take the second infected germs per newcomers engage with the ambition of his colleagues, Şükrü's molar teeth begin to see quickly carved an exciting way that the first germs shouted.

"Routines huge! Tracks Şükrü's teeth. No pity to Şükrü. Let's give all of us hand in hand, let all of our abilities as soon as possible or even one of the strong teeth not leave. Şükrü's teeth rotting away all who's going to blame? Şükrü had brushed their teeth, sir, we would accommodate between teeth. Because we do not have the right to be mad at us one. We are microbes, our job. "

Newly arrived in a few months working on microbes that have reached the inside of the molar. It was part of the tooth where the nerve endings. Unfortunately, his teeth began to ache. Brush their teeth without the pain of this suffering was draw Şükrü. Land near their home one day playing in the Şükrü when she began to ache again. Şükrü left the game and get permission from friends a hand holding the jaws began to walk toward the house. At every step of the unbearable pain and coming to become increasingly more as a result of squeezing himself into much, but could not prevent Şükrü crying.

Against a young man comes from, Şükrü crying when he saw the crying stopped and asked him why. Şükrü female is very sore, for days of this pain itself does not provide comfort and peace of mind, can not sleep at night because of pain, pain was not spontaneous, but sometimes it suddenly started crying again told. Young man, the child did not turn a blind eye to such a convulsed in pain. Closest to the shop, holding him by the hand of Şükrü took a took a toothbrush with toothpaste. The fountain in front of the store's Şükrü helps a young man brushing teeth, Şükrü the pain of the female passes on to say:

"That's Şükrü, tooth brushing is how useful did you see with your own eyes. Chocolate, sugar and eaten everything in the mouth after the remaining residues between the teeth, crumbs in a short time the acid is converted to chemical changes undergone. This acid is found in many types of microbes. These germs, great damage to tooth enamel, they slowly begin carving. If we do not rot our teeth, pain after eating food we want not to have to brush our teeth, "he brought to the front of the house then the Şükrü.

"Don 't forget Şükrü, brushing your teeth after every meal. Now I wish you good day. "So the Şükrü, joyfully:" Thank you very much, Serdar older brother. After brushing my teeth constantly going. We are also a good day "he went home.




FIRÇALA DİŞLERİNİ ŞÜKRÜ

“ Yaşasın! Şükrü yine çikolata yemeye başladı. Biz sevinmeyelim de kimler sevinsin. Aramıza yeni arkadaşlar katılacak. Çalışmalarımız daha bir hızlanacak. İyi ki Şükrü ağız sağlığının, dişleri korumanın, diş fırçalamanın önemini bilmiyor. Bilseydi biz burada Şükrü’nün dişlerine elimizden geldiğince zarar verebilir miydik? Şükrü’nün dişlerini kemirebilir, bir daha asla eski durumuna getirilemeyecek şekilde tahrip edebilir miydik? “

“ Haklısın mikrop kardeş. Şükrü her yemekten sonra, bırak her yemeği her akşam yatmadan önce dişlerin mutlaka fırçalanması gerektiğini bilseydi, sen o soruları bana soramayacak ve biz şimdi burada olmayacaktık. “

“ Ne o? Neden birden durgunlaştın? Sanki Şükrü’nün bilgisizliğine üzülüyormuş gibi bir halin var. Şükrü dişlerini fırçalamıyorsa suç bizim mi yani? Fırçalamasa daha iyi değil mi? Baksana güzel güzel Şükrü’nün dişlerini kemirip duruyoruz. Hem sen elini biraz çabuk tut da Şükrü’nün azı dişinde açmaya çalıştığın o kanalı biraz genişletip içine yuvanı kur. Yeni gelenlerle sayımızın artacağının farkındasın sanırım. Sonra işsiz kalırsın bilmiş ol. “

“ Kim işini kaybedecekmiş? Yok, daha neler. Bu azı dişi ötekilerden daha büyük ve geniş olduğu için ben size göre daha ağır çalışıyormuş gibi görünüyorum. Oysa her şey apaçık ortada. En hızlı çalışan benim ve en geniş yuva benim yuvam. “

“ Hah hah ha…Güleyim bari. En geniş yuva senin yuvan demek ki? Peki, kabul. Teori olarak gayet güzel. Bu teoriyi bana nasıl ispat edeceksin bakalım. İşte ben kendi yuvama rahatlıkla sığışıyorum. Sen bırak sığışmayı o minnacık yere kafan girmez, kafan. “

İki mikrop arkadaş bu şekilde konuşmalarını sürdürürken arkalarında durmakta olan baş mikrobun farkında değillerdi. Baş mikrop: “ Hey, siz ikiniz! Kesin konuşmayı. Kendinizi nerede sanıyorsunuz? Canımı sıktınız benim. İkinizden biri fazla burada. En hızlı çalışanınız burada kalır, öteki gider. Açılın bakalım şöyle, yaptığınız işi görelim. “ Baş mikrop gerekli kontrolü yaptıktan sonra ikinci mikrobun işine son verdi. Yerine gelen mikropların en irisini, en güçlüsünü getirdi. Baş mikrop ikinci mikrobu götürdükten sonra yeni gelen çalışma arkadaşının hırsla işe giriştiğini, Şükrü’nün azı dişini hızla oymaya başladığını gören birinci mikrop heyecanlı bir şekilde bağırdı:

“ Yaşşa kocaman! Parçala Şükrü’nün dişlerini. Hiç acıma Şükrü’ye. Hepimiz elele verelim, tüm gücümüzle çalışalım da en kısa zamanda dişlerden bir tanesini bile sağlam bırakmayalım. Şükrü’nün dişlerinin hepsi çürüyüp gidecekse kabahat kimin? Fırçalasaydı efendim Şükrü dişlerini, bizleri dişleri arasında barındırmasaydı. Yaptığımızdan dolayı kimsenin bize kızmaya hakkı yok. Biz mikrobuz, işimiz bu.”

Yeni gelen mikrop birkaç ay içinde üzerinde çalıştığı azı dişinin iç kısımlarına ulaştı. Burası dişin sinir uçlarının bulunduğu bölümdü. Ne yazık ki, o diş ağrımaya başladı. Bu ağrının cefasını dişlerini fırçalamayan Şükrü çekecekti. Şükrü bir gün evlerinin yakınındaki arsada oynarken dişi yine ağrımaya başladı. Arkadaşlarından izin alan Şükrü oyunu bıraktı ve bir eliyle çenesini tutarak evine doğru yürümeye başladı. Attığı her adımda ağrının giderek fazlalaşması ve dayanılmaz duruma gelmesi sonucu, kendini çok sıkmasına karşın, Şükrü ağlamasına engel olamıyordu.

Karşıdan gelmekte olan genç bir adam, Şükrü’nün ağladığını görünce durdu ve ona neden ağladığını sordu. Şükrü dişinin çok ağrıdığını, günlerdir bu ağrıların kendisine rahat ve huzur vermediğini, ağrılar yüzünden geceleri uyuyamadığını, ağrıların bazen kendiliğinden yok olduğunu fakat birdenbire tekrar başladığını ağlayarak anlattı. Genç adam, çocuğun bu derece acılar içinde kıvranmasına göz yummadı. Şükrü’nün elinden tutarak onu en yakın dükkâna götürdü ve bir diş macunu ile bir diş fırçası aldı. Dükkanın önündeki çeşmede Şükrü’nün dişlerini fırçalamasına yardımcı olan genç adam, Şükrü’nün dişinin ağrısının geçtiğini söylemesi üzerine:

“ İşte Şükrü, diş fırçalamanın ne kadar yararlı olduğunu kendi gözlerinle gördün. Çikolata, şeker ve yenen her şeyden sonra ağızda dişler arasında kalan artıklar, kırıntılar kısa zamanda kimyasal değişime uğrayarak aside dönüşür. Bu asit içinde pek çok türden mikrop bulunur. Bu mikroplar, diş minelerine büyük zarar verir, onları yavaş yavaş oymaya başlar. Eğer biz dişlerimizin çürümemesini, ağrımamasını istiyorsak yemek yedikten sonra dişlerimizi fırçalamalıyız “ diyerek Şükrü’yü evinin önüne kadar getirdi.

“ Sakın unutma Şükrü, her yemekten sonra dişlerini fırçala. Şimdi sana iyi günler dilerim. “ Bunun üzerine Şükrü, sevinçle: “ Çok teşekkür ederim, Serdar Abi. Bundan sonra dişlerimi devamlı olarak fırçalayacağım. Size de iyi günler “ diyerek evine gitti.




PRETTY BIRD

Thousands of lives in the jungle, and nightingales a kind of canary in discussions among the separate paths they could not prevent the forest on one side of the nightingales, on the other side had begun to experience canary. I just did not leave the nest a nightingale, canary was left between. Here, the nightingale was pretty birds.

When I moved to a canary breeder was captured by nightingales and the cage was closed. Learning event by sending ambassadors for canary, apologize, and would reclaim the baby canary. This work was not voluntary but no canary. Finally, we went to the canary birds are pretty and they like to save the baby canary. Accept the proposal set out pretty bird.

Been met with joy by nightingale pretty bird. Head was sitting in a corner. He had a nightingale, and more between canary could not stay next to fellow had returned. This together with the canary would not have happened anyway. The next day, the pretty birds developed to explain why he was confused mess. Or pretty bird was a traitor?

They did not delve into it and pretty much nightingales bird in a cage or closed. Pretty to save the bird itself and juvenile canary mind chose to land. Not a bad intention, just to save kittens came canary told again and again. Day after day passes to the baby canary by canary with the first idea to come to your mind is saying another word to tell no idea unaware press mold think camel trench was more difficult to overcome pretty bird.




CİCİ KUŞ

Ormanda yaşamakta olan binlerce bülbül ve kanarya aralarında çıkan tartışmalara bir türlü engel olamayarak yollarını ayırmışlar, ormanın bir tarafında bülbüller, diğer tarafında kanaryalar yaşamaya başlamıştı. Sadece bir bülbül yuvasını terk etmemiş, kanaryalar arasında kalmıştı. İşte, bu bülbül cici kuştu.

Yavru bir kanarya bülbüller tarafına geçince yakalandı ve kafese kapatıldı. Olayı öğrenen kanaryalar elçi göndererek, özür dileyip, yavru kanaryayı geri isteyeceklerdi. Fakat hiçbir kanarya bu işe gönüllü değildi. Sonunda, kanaryalar cici kuşa gittiler ve yavru kanaryayı kurtarmasını rica ettiler. Cici kuş teklifi kabul edip yola çıktı.

Cici kuş bülbüller tarafından sevinçle karşılandı. Başköşeye oturtuldu. O da bir bülbüldü ve kanaryalar arasında daha fazla kalamayarak hemcinslerinin yanına dönmüştü. Bu kanaryalarla bir arada yaşanmazdı zaten. Ertesi gün cici kuş geliş nedenini açıklayınca ortalık karıştı. Yoksa cici kuş bir hain miydi?

Bülbüller buna fazla kafa yormadılar ve cici kuşu da bir kafese kapattılar. Cici kuş kendini ve yavru kanaryayı kurtarabilmek için akla karayı seçti. Kötü bir niyetinin olmadığını, yalnızca yavru kanaryayı kurtarmak için geldiğini tekrar tekrar anlattı. Günler sonra yavru kanaryayla birlikte kanaryalar tarafına geçerken, ilk aklına gelen fikre doğrudur deyip başka hiçbir fikri önemsemeyen basmakalıpçılara laf anlatmanın deveye hendek atlatmaktan daha zor olduğunu düşünüyordu cici kuş.




POOR FISH

There was a fish in the sea. Was very poor. Searches can not find jobs, returning wanderer visit. One day these fish have been to the beach. They also say:

"Look, the poor fish, against which the asset pool has a stigma. Get rich if you can get there. “ Poor fish out to the beach. At the top of the sand has a somersault, flounder had reached the end of the pool assets, and were jumping into the water.

To the pool until the show followed the efforts of the rich fish poor fish had given various gifts and meet with enthusiasm. These gifts were so many that no longer the poor fish, fish became rich. Rich fish eyes into the sea from the day following a poor vertical and wait for the fish started coming to the pool.

Rich fish and help if they want if they do not fish in the world, one poor. For this, the stigma of the pool will need to reach out to the sea. But I do not want any, because of the poor fish unnecessary fear. This fear defeat if they will happily embrace. Time is not yet passed. Separated from the sea into a rich mound of fish and sea they're coming for the poor fish, I would like to see them, they applauded.




FAKİR BALIK

Denizde bir balık varmış. Çok fakirmiş. İş arar bulamaz, avare gezermiş. Günlerden bir gün bu balık sahile uğramış. Demişler ki:

“ Bak fakir balık, karşıki tepecikte varlık havuzu var. Oraya ulaşırsan zengin olursun. “ Fakir balık sahile çıkmış. Kumun üstünde takla atmış, debelenmiş, sonunda varlık havuzuna ulaşıp, suya atlamış.

Havuza gelinceye kadar gösterdiği gayreti izleyen zengin balıklar fakir balığı coşkuyla karşılayıp çeşitli hediyeler vermişler. Bu hediyeler öyle çokmuş ki, artık fakir balık, zengin balık olmuş. Zengin balık ertesi günden itibaren gözlerini denize dikip bir fakir balığın havuza gelmesini beklemeye başlamış.

Zengin balıklar isteseler ve yardım etseler dünyada bir tane fakir balık kalmaz. Bunun için tepecikteki havuzdan çıkıp denize ulaşmaları gerekir. Ama bunu hiç istemezler, çünkü fakir balıklardan gereksiz yere korkarlar. Bu korkuyu yendikleri takdirde mutlulukla kucaklaşacaklardır. Vakit henüz geç değildir. Zengin balıkların tepecikten ayrılıp denize doğru geldiklerini ve denizdeki fakir balıkların onları alkışladıklarını görür gibi oluyorum.




FOX MARKET

One of the fox in the woods market opened. Market what you got between. Days, weeks past. Sales were very good. Fox complacent, because the boxes were full of money.

In the last days of the fox began to attract the attention of a thing. Is coming too, sold at meat. But ya, not so much where expenditure?

So the fox is in the rear part of the market a camera fitted to the Section. Let's look at what is going on in Section?

A few days later, the camera examine the records state that foxes have understood the utmost bitterness. Every day at noon to come and eat a lion, when the saturation wife, slippers, buy stuff, such as toothpicks and profit.

Lion eat in one sitting to the 8-10 pounds, market profits doubled daily. This is not going well at the end of the fox, the lion in a thousand common shares received. So the lion lest goods decreased, from the market to stop eating and started out hunting.




TİLKİ MARKET

Tilkinin biri, ormanda market açmış. Markette ne ararsan varmış. Günler, haftalar geçmiş. Satışlar çok iyiymiş. Tilki halinden memnun, çünkü kasa para doluymuş.

Tilkinin son günlerde bir şey dikkatini çekmeye başlamış. Gelen etler çok, satılan etler az. Değil mi ya, bunca et nereye gider?

Bunun üzerine tilki marketin arka bölümündeki et reyonuna bir kamera taktırmış. Bakalım neler dönüyormuş et reyonunda?

Birkaç gün sonra kamera kayıtlarını inceleyen tilki durumu olanca acılığıyla anlamış. Her gün öğle vakitleri bir aslan gelip et yiyor, karnı doyunca da, terlik, kürdan gibi bir zımbırtı satın alıp, çıkıyormuş.

Aslanın bir oturuşta yediği 8-10 kilo et, marketin günlük karını ikiye katlıyormuş. Bu gidişin sonu iyi değil diyen tilki, aslanı binde bir hisseyle ortak almış. Bunun üzerine mallar azalmasın diye aslan, marketten et yemeyi bırakıp, dışarıda avlanmaya başlamış.




ZEBRA WITH WOLF

There was a zebra. There was a wolf. Wolf, zebra wants to be friends but he did not approach it. Your friend does not interest me, damage, de. Wolf, for days and weeks after the zebra entangled, have begged, burns, and zebra to accept the offer of friendship developed.

The next day the wolves communicate with friends, zebra and the trap, they surround.

Zebra siege has begun to split away. Wolves, the zebra has chased a long time. Finally, zebra jump across the narrow but deep a gulf, and had managed to escape. Chasing a zebra, and back injuries in the fall and the remaining cheating founded, friends kill, are eaten.



ZEBRA İLE KURT

Bir zebra varmış. Bir de kurt varmış. Kurt, zebra ile arkadaş olmak istiyormuş ama zebra buna yanaşmıyormuş. Senin arkadaşlığın bana yarar değil, zarar verir, diyormuş. Kurt, günlerce, haftalarca zebranın peşinde dolaşmış, yalvarmış, yakarmış ve zebraya arkadaşlık teklifini kabul ettirmiş.

Ertesi gün arkadaşlarıyla haberleşen kurt, zebrayı tuzağa düşürüp, etrafını sarmışlar.

Zebra kuşatmayı yarıp kaçmaya başlamış. Kurtlar, zebrayı uzun süre kovalamış. Sonunda, zebra dar ama derin bir uçurumdan karşıya atlayıp, kurtulmayı başarmış. Zebrayı kovalarken, düşüp yaralanan ve gerilerde kalan aldatan kurdu, arkadaşları öldürüp, yemişler.




LEOPARD

There was a leopard. Have loved to live in trees. One day, this was a leopard cub. Among the offspring has found a cave in the rocks began to grow. When the puppy is two months, come on, let's see, said. We'll leopards live in trees. Get out of that tree.. Leopard comes out a tree, came after the puppies.

In the following days on the return each hunt leopard, cub, a gazelle running under the tree, and find playing.

One day the mother returned empty-handed from hunting leopard, the baby angry: "Look, Kiki, lions catch you if they do raw. Certainly from the tree down to. If you want to play above the two of you. "

As leopard cub tree thrown out. Gazalle, to remove the tree, which was when his mother went to leopard: the gazelle ground with a paw hit the mother leopard tree, feast with him to have puppies.




LEOPAR

Bir leopar varmış. Ağaçta yaşamayı çok severmiş. Bir gün bir yavrusu olmuş bu leoparın. Yavrusunu kayalıklar arasında bulduğu bir mağarada büyütmeye başlamış. Yavrusu iki aylık olunca, haydi bakalım, demiş. Biz leoparlar ağaçlarda yaşarız. Çıkalım şu ağaca.. Leopar ağaca çıkınca, yavrusu da peşinden gelmiş.

Daha sonraki günlerde her av dönüşünde leopar, yavrusunu, bir ceylanla ağacın altında koşup, oynarken buluyormuş.

Bir gün avdan eli boş dönen anne leopar, yavrusuna kızmış: “ Bak Kiki, aslanlar seni yakalarsa ham yaparlar. Kesinlikle ağaçtan aşağı inme. İkiniz yukarda oynayın isterseniz. “

Yavru leopar fırladığı gibi ağaca çıkmış. Ceylan, ağaca çıkarması için, anne leoparın yanına gidince olan olmuş: Bir pençe vuruşuyla yere serdiği ceylanı ağaca çıkaran anne leopar, kendisiyle yavrusuna ziyafet çekmiş.




JESTER MAN

Himself a man seen in the distorting mirror miserable. One day I saw an ant on the road when. Ant at the top of the foot by holding, "Little creature, I want you I will die on the press"
said.

So the ant "has been so tight Let's see if the dead" were also among the grass and quickly disappeared.

To crush the ant crushing man ot the chase was. To place between certain ants fleeing a player was whistled.

Finally, we entered into a fly in a month, of course, also after the man. See a bear in the face of the man who wanted to escape, but the bear, he was caught.

Until the snow: "This man was chasing you, why? "She asked. Ant also told what happened.

So the bear, the man: "So uncle huh? Friendster me .." said. Man,I was joking, said. Apologize to the ant had been begging for months, had burns, can hardly have saved.




ŞAKACI ADAM

Adamın biri kendini dev aynasında görürmüş. Bir gün yolda giderken bir karınca görmüş. Ayağını karıncanın üstünde tutarak,“ Küçük yaratık, istesem senin üstüne basarım ölürsün ” demiş.

Bunun üzerine karınca “ Sıkıysa öldür de görelim “ demiş ve hemen otların arasında kaybolmuş.

Adam otları eze eze karıncanın peşine düşmüş. Karınca kaçarken yerini belli etmek için arada bir ıslık çalarmış.

Sonunda, karınca bir ayı inine girmiş, tabii ki, adam da peşinden. Karşısında bir ayı gören adam kaçmak istemiş, fakat ayı, adamı yakalamış.

Karıncaya: “ Bu adam seni niye kovalıyordu? “ diye sormuş. Karınca da olanları anlatmış.

Bunun üzerine ayı, adama: “ Demek dayısın ha?..Bana kabarsana ” demiş. Adam, şakalaşıyordum, demiş. Karıncadan özür dilemiş, ayıya yalvarmış, yakarmış, güç bela canını kurtarmış.




OSTRICH WITH THE LION

When he saw a lion coming ostrich terrified. Were immediately put his head in sand. Leo came to ostriches had been around a few laps. Profits were calling friends to talk to the lion's been satiated.

Ostriches standing behind. Woven with a claw like ostriches to his feet.
"Friends, look at you? Let's chat a bit, is bored in my life, "he said the top of the nose to the ground stacked backstroke with a kick.

What happened in ostrich become confused, to whom I shot, he had removed the head from the sand. Looked lion lies lengthways. Have thought he was dead. What you have gather around and brought the ostrich.

Started to take bragging: "No lion came here it was annoying. This has also said: "Look, the lion went after the burn I can. Lion was insulted, I have nudge. That lion got to the bottom of the foot, has violated, has dragged in places. "

Ostrich others had participated. Horse had, they held. If we said we would make, so he would make.

As everyone looked at the lion unconscious self and keeps. Have a roaring, where the skies were groaning. All were bitten by sand ostrichs their heads. Lion there is not much fun, how it went.




DEVEKUŞU İLE ASLAN

Devekuşu bir aslanın geldiğini görünce çok korkmuş. Hemen kafasını kuma sokmuş. Aslan devekuşunun yanına gelmiş, çevresinde bir iki tur atmış. Karnı tokmuş aslanın konuşacak arkadaş arıyormuş.

Devekuşunun arkasında durmuş. Pençesiyle devekuşunun ayağına şöyle bir dokunmuş.
“ Arkadaş, bakar mısın? Biraz sohbet edelim, canım sıkılıyor da ” diyecekmiş ki burnunun üstüne yediği tekme ile sırtüstü yere yığılmış.

Devekuşu şaşkın bir halde ne oldu, kime vurdum, diyerek kafasını kumdan çıkarmış. Bakmış aslan boylu boyunca yatıyor. Öldüğünü zannetmiş. Çevrede ne kadar devekuşu varsa toplayıp getirmiş.

Başlamış palavra atmaya: “ Yok işte aslan gelip ona sataşmış. Bu da demiş ki: Bak aslan git sonra canını yakarım. Aslan hakaret etmiş, bunu itelemiş. Bu da aslanı ayağının altına almış, çiğnemiş, yerlerde sürüklemiş.“

Diğerleri de devekuşuna katılmışlar. Atmışlar, tutmuşlar. Biz olsaydık şöyle yapardık, böyle yapardık diye.

Baygın aslan kendine gelince bakmış herkes atıp tutuyor. Bir kükremiş, yer gök inlemiş. Bütün devekuşları kafalarını kuma sokmuş. Aslan orada fazla eğlenmemiş, kaçıp gitmiş.


Yazan: Serdar Yıldırım






Linkback: http://www.buyuknet.com/yeni-ingilizce-hikayeler-1-turkce-tercumeli-t42829.0.html

Yeni İngilizce Hikayeler 2


RUNNER PENGUINS

A very curious penguins live at the South Pole was running . These penguins constantly train, and was prepared to contest the front row and always finish the contest would imagine , but either the last or the penultimate race was completed . The greatest success , however, has joined five penguin has become the third in a race . This situation penguins bored one day runner has left his hometown and went to swim in Argentina. Penguin Runner became friends with a monkey here . One day in monkeys :

"We   If we could race    hundred yards farther up the tree , can you write me ? "She asked .

Monkey smiled :

"That depends . I'll race you there Let's see who will be next to the first tree . "

A little later the race began. Runners up in the final meters of the race penguin took a step ahead , but suddenly reducing the speed of the monkey helped win the race . In this penguin runner , won the race , but as I passed the monkey or she is bored with me one more does not race , thinking he was effective.

In the days following the penguin runners continued their friendship with the monkeys . Sometimes they do , sometimes runners in the race penguin, monkey sometimes was the first.

One day the two friends begin to complete the race , they heard a rustling in the grass . Now they stood up to the side of the sound and saw a turtle came towards them .

Penguin Runner :

"Hi friend, we will compete to download the trees . Would you like to participate in this race ? "She asked .

Turtle:

"I 'm through both of you ," he then , the first runner penguin , monkey , finished second in the race much later than they finished the race . Three days later competed several times , turtles ambitious spoke before a race , but it was always the last one .

One day I will join the competition running between turtles and tortoises will be the first after saying :

"Precise my first . Look, you see , I 'm finished the race in the front row . They can not compete with me . Victory is mine , "he said . Turtle took the first race from start to finish was ahead .

Running from the monkey monkeys participated in the contest and was fourth . Monkey before the contest was always first , he said. Tried very hard to be the first runner to convince the penguins . The debate would almost turned into a fight between the runners penguins go too far :

"You say it is I will be first , then convince yourself first and then you can not already . To win, you must mean I'm gonna win . This is not to say arrogance , is to think big . Great thinking great things can be achieved. I'm gonna win , I will be first in , first place , "he insisted , but could not listen .

Here you need to accusations monkey . Monkey in the vicinity of the great thinking and great conversation had heard many times what was wrong . This medieval mentality of the residence was difficult to uproot from his head . Penguin Runner aware of this situation , because the days after the contest with a monkey on the same subject again and again felt the need to talk . He believed in the infinite monkey was champion . Meanwhile the time has passed and it came a moment , the monkeys were first subscribe to .

After a while runner penguin, decided to return to the South Pole . Acquaintances when saying goodbye to the beach the day after tens of thousands of forest animals as the eye can see that the ocean was ranked in front . Runners left in the middle of an ever-expanding circle less then many penguins , ten thousand of the "Argentine your homeland , do not go stay here " begin to sing , and his eyes were filled with emotion . This was thought to remain in Argentina, where so much loved . When finished runner penguin singing with stentorian voice : " Argentina is my home , I'm not staying here, " he shouted .


 
KOŞUCU PENGUEN

Güney Kutbu’nda koşuya çok meraklı bir penguen yaşardı. Bu penguen devamlı olarak antrenman yapar, yarışmalara hazırlanırdı ve hep ön sırada yarışmayı bitirmeyi hayal ederdi, fakat ya sonuncu ya da sondan bir önceki olarak yarışı tamamlardı. En büyük başarısı ise, beş penguenin katıldığı bir yarışta üçüncü olmaktı. Bu duruma canı sıkılan koşucu penguen bir gün doğup büyüdüğü yerleri terk etti ve yüzerek Arjantin’e gitti. Koşucu penguen burada bir maymunla arkadaş oldu. Bir gün maymuna:

“ Şu yüz metre ilerdeki ağaca kadar yarışsak, beni geçebilir misin? “ diye sordu.

Maymun gülümsedi:

“ Belli olmaz. Yarışalım da görelim bakalım kim önce ağacın yanına varacak. “

Biraz sonra yarış başladı. Son metrelere kadar koşucu penguen yarışı bir adım önde götürdü, fakat aniden hızını azaltıp, maymunun yarışı kazanmasını sağladı. Bunda koşucu penguenin, yarışı kazandım gibi ama ya maymunun geçildi diye canı sıkılır da bir daha benimle yarışmazsa, diye düşünmesi etkili oldu.

Sonraki günlerde koşucu penguen ile maymun arkadaşlıklarını sürdürdüler. Ara sıra yaptıkları yarışlarda bazen koşucu penguen, bazen de maymun birinci oldu.

Günlerden bir gün iki kafadar tam yarışa başlarken, otların arasında bir hışırtı duydular. Hemen doğrulup sesin geldiği tarafa döndüler ve bir kaplumbağanın kendilerine doğru geldiğini gördüler.

Koşucu penguen:

“ Merhaba arkadaş, biz karşıdaki ağaca kadar yarışacağız. Bu yarışa sen de katılmak ister misin? “ diye sordu.

Kaplumbağa:

“ Ben ikinizi de geçerim “ dedikten sonra, koşucu penguenin ilk, maymunun ikinci sırada tamamladığı yarışta onlardan çok çok sonra yarışı tamamladı. Üçü daha sonraki günlerde defalarca yarıştı, kaplumbağa her yarıştan önce iddialı konuştu fakat hep sonuncu oldu.

Bir gün kaplumbağa kaplumbağalar arası koşu yarışmasına katılacağını ve birinci olacağını söyledikten sonra:

“ Kesin birinci benim. Bak görürsünüz, ben yarışı en ön sırada tamamlarım. Onlar benle boy ölçüşemez. Zafer benimdir “ dedi. Kaplumbağa yarışı baştan sona önde götürüp birinci oldu.

Maymun da maymunlar arası koşu yarışmasına katıldı ve dördüncü oldu. Maymun yarışma öncesi hep birinci olamayacağını söyledi. Koşucu penguen çok uğraştı birinci olacağına inandırmak için. Aralarındaki tartışmalar neredeyse kavgaya dönüşecekti ki, koşucu penguen fazla ileri gitmedi:

“ Sen birinci olacağım demedikten sonra, kendini buna inandırmadıktan sonra zaten birinci olamazsın. Kazanmak için, kazanacağım demek gerekir. Bu kibirlilik demek değildir, büyük düşünmek demektir. Büyük düşünmeden büyük işler başarılamaz. Kazanacağım, birinci olacağım de, birinci ol “ diyerek çok ısrar etti fakat dinletemedi.

Burada maymunu fazla suçlamamak gerekir. Maymun yakın çevresinden büyük düşünmenin ve büyük konuşmanın yanlış olduğunu pek çok defa dinlemişti. Bu ortaçağ kalığı zihniyeti onun kafasından söküp atmak zordu. Koşucu penguen bu durumun farkına vardığı için, yarışmadan sonraki günlerde aynı konuyu maymunla tekrar tekrar konuşmak ihtiyacını hissetti. Maymunun şampiyon olacağına inancı sonsuzdu. Aradan zaman geçti ve öyle bir an geldi ki, maymun birinciliklere abone oldu.

Bir süre sonra koşucu penguen, Güney Kutbu’na geri dönmeye karar verdi. Tanıdıklarıyla vedalaştığının ertesi günü sahile indiğinde on binlerce orman hayvanının göz alabildiğince okyanusun önünde sıralandığını gördü. Az sonra giderek genişleyen birçok dairenin ortasında kalan koşucu penguen, on binlerin “ Arjantin senin vatanın, gitme burada kal “ şarkısını söylemeye başlamasıyla duygulandı ve gözleri doldu. Bu kadar çok sevildiği Arjantin’de kalmayı düşündü. Şarkı bitince koşucu penguen gür sesiyle: “ Arjantin benim vatanım, gitmiyorum, burada kalıyorum “ diye bağırdı.


SON



KELOĞLAN WITH CLOUDS

KELOĞLAN a strange once lived in Anatolia . Can not you like to work but our products will be collected from the field , toss a hand KELOĞLAN arrived , he rushed to the aid of neighbors, though . Tomatoes, peppers, eggplant balls though . Not giving money when it's done , just to have lunch with chicken soup . Well, I'm already home home for lunch with chicken soup is cooking, cause I'm tired of working and says if his back .

One morning clouds gathered in the sky , it suddenly started to rain heavily tarnished and . Even as oil drops of rain and at the end have been flooding to unite. What's left surrounding the house , nor barn , nor the fields , nor the garden . All have been wiped out , took it with him . KELOĞLAN a tree out of the main flood survived.

Rain was listening to half an hour . KELOĞLAN come down from the tree with the master . KELOĞLAN rain was very angry . He called to the cloud in a shower of :

"O cloud , big cloud, now you better forget it.
What's the matter said quickly , looking at it in my face .
Remember that destroyed the house of a house , why did you leave them homeless ?
I have my main homeless, we're heartbroken in the bottomless pit. "

KELOĞLAN 's reproachful words were voiced over the cloud :

" KELOĞLAN , KELOĞLAN , I am ashamed , I can not look at your face .
I 'm angry for no reason , go through plenty of oil .
Do not think I will stay right people , animals , what happens?
Plantations, gardens would plunder my passes . "

KELOĞLAN 's cloud upon the request of twenty-four hours before the time taken . The next day it rained in that region , but little by little, fat five hours and have no place waterlogging , flooding has not. So you can be successful with cloud rational solutions of the issues have been learned .





KELOĞLAN İLE BULUT

Bir zamanlar Anadolu'da bir garip KELOĞLAN yaşarmış. Çalışmayı sevmezmiş ama bizim tarladan ürün toplanacak, gel bir el atıver KELOĞLAN, diyen konu komşunun yardımına koşarmış. Domates, biber, patlıcan toplarmış. İş bitince para veren olmaz, sadece öğle yemeği tarhana çorbası. Eh, öğlenleri evde anam zaten tarhana çorbası pişiriyor, neden çalışıp yorulayım der ve yan gelip yatarmış.

Bir sabah vakti gökyüzünde bulutlar toplanmış, ortalık kararmış ve şiddetli bir yağmur başlamış. Yağdıkça yağmış ve sonunda yağmur damlaları birleşip sel olmuş. Çevrede ne ev bırakmış, ne ahır, ne tarla, ne bahçe. Hepsini silip süpürmüş, alıp götürmüş. KELOĞLAN ile anası bir ağaca çıkıp selden kurtulmuşlar.

Yağmur yarım saatte dinmiş. KELOĞLAN ile anası ağaçtan inmiş. KELOĞLAN yağmura çok kızgınmış. Yağmuru yağdıran buluta seslenmiş:

" Ey bulut, koca bulut, artık sen iyiyi unut.
   Nedir derdin çabuk söyle, bakma yüzüme öyle.
   Bir evi olanın evini yıktın, neden sen onları evsiz bıraktın?
   Anamla ben de evsiz kaldık, dipsiz kuyularda dertlendik kaldık. "

KELOĞLAN 'ın sitem dolu sözleri üzerine bulut dile gelmiş:

" KELOĞLAN, KELOĞLAN, utanıyorum, senin yüzüne bakamıyorum.
   Ben nedensiz sinirlenirim, bolca yağar geçer giderim.
   Düşünmem insanlar sağ mı kalır, hayvanlar ne olur?
   Tarlaları, bahçeleri talan eder geçerim. "

KELOĞLAN 'ın isteği üzerine bulut zamanı yirmi dört saat önceye almış. Ertesi gün yine o bölgeye yağmur yağmış ama azar azar, beş saatte yağmış ve hiçbir yeri su basmamış, sel  gelmemiş. Böylece bulut meselelerin akılcı çözümlerle başarılı olabileceğini öğrenmiş olmuş.


SON




CATS AND RATS

Two-storey villa in a sleepy cat , but had a good heart . Villa of the man and his wife who have gone to the office early in the morning or all day if you come as well .

One day I came here four pups with the mother mouse . Prepare their nest in the corner of the room , began to pilfering food from the kitchen .

Days have passed increasingly rats love this place , but could not warm up a kind of cat . Being nice to them , they fired at the end of the cat showing the location of food .

Villa owner, the cat looked gone, replaced have bought a cat named Monster . Monster, drop mouse to go to the kitchen , did not allow their noses to eject it from the slot .

Open with puppies , the mother mice opportunity to find a few villas and well behaved but sleepy cat found in a hut in the forest . He told her the situation , ask for forgiveness , but cats have definitely return .

Then cubs field near the mother mice in tears , separated from the villa . Sleepy cat how much you love good-hearted but always told their offspring .

 



KEDİLER VE FARELER

İki katlı villanın iyi kalpli ama uykucu bir kedisi varmış. Villanın sahibi olan adam ve karısı sabah erkenden bürolarına gidince bütün gün yan gelip yatarmış.

Bir gün buraya anne fare ile dört yavrusu gelmiş. Salonun köşesine yuvalarını hazırlayıp, mutfaktan yiyecek aşırmaya başlamışlar.

Günler geçip gittikçe fareler burasını çok sevmişler ama kediye bir türlü ısınamamışlar. Kendilerine nazik davranan, yiyeceklerin yerini gösteren kediyi sonunda kovmuşlar.

Villa sahibi, bakmış kedi gitmiş, yerine Canavar adında bir kedi satın almış. Canavar, bırak farelerin mutfağa gitmesine, burunlarını yuvadan çıkarmasına izin vermemiş.

Yavrularıyla birlikte aç kalan anne fare bir fırsatını bulup villadan kaçmış ve iyi kalpli ama uykucu kediyi ormandaki bir kulübede bulmuş. Ona durumu anlatmış, af dilemiş ama kedi kesinlikle geri dönmemiş.

Daha sonra yavrularını yanına alan anne fare, gözyaşları içinde, villadan ayrılmış. İyi kalpli ama uykucu kediyi ne kadar sevdiğini hep yavrularına anlatmış.

 
SON




MONKEY AND THE BOAR FAMILY

There was a monkey . In the forest he sold pretzels . But the poor have good hearts was . One day while walking on the sidewalk in these monkeys , the road can not get over- speeding and cornering use of young wild boar was hit by a motorcycle .

Severity of the impact of the monkey's head struck the wall of a building. Monkey who lost a lot of blood in the hospital and in surgery. The remaining monkeys have finally regained consciousness in a coma for two months. Than a month in hospital and the hospital began to roam the corridors were called monkey trial was knowing what to do when seated in the dock. Engine damage he has left, a young wild boar and given to the court by the family.

In court, the lawyer representing the family of wild boar , monkey blamed . Monkey, wound healing , and brain damage due to the difficulty with speech , because could not defend himself .

The judge convicted the monkey . Thereupon, monkeys , wild boar family, lawyer and judge begged , cried , tears have been shed .

Eventually, the monkey's become sore wild boar family , has withdrawn his complaint and the judge , the monkey released .




MAYMUN VE YABAN DOMUZU AİLESİ

Bir maymun varmış. Ormanda simit satarmış. İyi kalpliymiş ama fakirmiş. Bir gün bu maymuna kaldırımda yürürken, yolda aşırı hızla giden ve virajı alamayan genç yaban domuzunun kullandığı motosiklet çarpmış.

Çarpmanın şiddetiyle maymunun kafası bir binanın duvarına çarpmış. Çok kan kaybeden maymunu hastaneye kaldırmışlar ve ameliyata almışlar. İki ay komada kalan maymun nihayet kendine gelmiş. Bir ay kadar daha hastanede yatan ve hastane koridorlarında gezmeye başlayan maymun mahkemeye çağrılıp sanık sandalyesine oturunca ne yapacağını bilememiş. Motorda hasar bıraktı diye, genç yaban domuzu ve ailesi tarafından mahkemeye verilmiş.

Mahkemede, yaban domuzu ailesinin avukatı, maymunu suçlamış. Maymun, yarası iyileşmediği ve beyninde hasar olması sebebiyle konuşma zorluğu çektiği için, kendini savunamamış.

Hâkim, maymunu suçlu bulmuş. Bunun üzerine maymun, yaban domuzu ailesine, avukata ve hâkime yalvarmış, ağlamış, gözyaşı dökmüş.

Sonunda, maymunun haline acıyan yaban domuzu ailesi, şikâyetini geri almış ve hâkim de, maymunu serbest bırakmış.

SON



PUPPETEER

Villages, towns, cities and puppet moving entertain people walking about saying that there was a puppeteer. When the game ends extend puppeteer hat, if the money collected from the audience, but it would have been less than that money. When playing a giant puppet of the puppet state of joyful, sad state of the game is finished, if separated from the square looking headlong. I just applaud him who, though pitying look.

One day while playing this puppet puppeteer in a town starving, dizzy, eyes blackened stone hit his head and fell dead on the spot. The audience that you are a part of the game, have applauded the puppeteer. Five hundred people came to watch the puppeteers had five people at the funeral.

The puppet on roadsides, playing guitar, singing do not empty If you see street performers, give them money. Art can not be purchased with money, but the art is not done on an empty stomach, forget it.




KUKLACI

Köy, kasaba, şehir demeden gezip dolaşan ve kukla oynatarak insanları eğlendiren bir kuklacı varmış. Kuklacı oyun bittiğinde şapkasını uzatır, seyircilerden para toplarmış ama para veren az olurmuş. Kukla oynatırken devleşen kuklacının neşeli hali, oyun bitince üzgün bir hal alır, başı önde seyir meydanından ayrılırmış. Az önce onu alkışlayanlar, acıyarak bakarmış.

Bir gün bu kuklacı bir kasabada kukla oynatırken, açlıktan başı dönmüş, gözleri kararmış, düşüp kafasını taşa çarpmış ve oracıkta ölmüş. Olanları oyunun bir parçası sanan seyirciler, kuklacıyı çılgınca alkışlamışlar. Seyretmeye beş yüz kişinin geldiği kuklacının cenazesinde beş kişi varmış.

Yol kenarlarında kukla oynatan, gitar çalan, şarkı söyleyen sokak sanatçıları görürseniz boş geçmeyin, onlara para verin. Sanat parayla satın alınmaz ama aç karnına da sanat yapılmaz, bunu unutmayın.

SON



DRAGON KING AND TWO

A lot of time with high walls and a city-state ruled by a king had. The people lived in peace. One day, two dragons from the jungle town was seated next to the right and left of the entrance. Themselves as victims of a people to be given every day or have said they will destroy the city.

The king, the queen's head despite the objection, agreed to the request of the dragon, and the dragon gave it to two people every day. Subsequently ever increasing demands dragons have five to human interests. The townspeople began to dwindle.

Let's destroy the dragon of night raids, saying that since the first day, which annoys the king's head spared queen escaped from the city. If the king in the last remaining human city, has been fed to the dragon.

Even if you are the king heed to the recommendations. If you do not heed to the recommendations, the proposal that escapes goes, if you can not escape, you're caught.




KRAL VE İKİ EJDERHA

Vaktiyle çok yüksek surları olan ve bir kral tarafından yönetilen bir şehir devleti varmış. Halk, huzur içinde yaşıyormuş. Günlerden bir gün ormandan gelen iki ejderha şehrin giriş kapısının sağ ve sol yanına oturmuşlar. Kendilerine her gün birer insanın kurban olarak verilmesini yoksa şehri yıkacaklarını söylemişler.

Kral, baş vezirin itirazına karşın, ejderhaların isteğini kabul etmiş ve her gün iki insanı ejderhalara vermiş. Sonradan ejderhalar isteklerini giderek arttırarak beşer insana kadar çıkarmışlar. Şehir halkı giderek azalmaya başlamış.

Gece baskınıyla ejderhaları yok edelim, diyerek ilk günden beri kralın başını ağrıtan baş vezir şehirden kaçarak kurtulmuş. Şehirde son kalan insan olan kral ise, ejderhalara yem olmuş.

Sen kral bile olsan önerilere kulak as. Önerilere kulak asmazsan, öneriyi yapan kaçar gider, sen ise, kaçamaz yakalanırsın.

SON



LAME DUCK
 
When he was born feet were intact. Floating in the creek with friends in the grass, rushes , was played . Love was installed . If you have a friend jokingly mild , but boredom is not responding , you do not have to do with playing the game they play , have gone away . Age grows at our own grown , growth spurt. His well-intentioned , clean -hearted behavior , words , movements by large have always snore . Was the subject of ridicule in many places . They always exclude him , did not accommodate them . What he does, remedy, being separated from the dear little fellow was found .

Was run , in the long run along the stream had to . Further , go further , there also have liked to see . He loved to run . From running , could not imagine life without sweating . Especially the run after he came to the zero point , all the troubles of this world , albeit for a few hours of boredom reset the time zone tasting the exquisite did not know that .

Good that our duck Omar, alone in the woods while visiting , come out from behind a tree from the fox biting his foot barely survived. Fox with his foot hit the other one with the fangs of the survivors , Omar had escaped and saved lives . Have washed your feet go into the slot , wrapped in a clean cloth . Omar listened to two days , then Taking short walks in the river would improve the movement of your feet . Full status on the left foot had pressed me or resolves with time , he said. On the other hand continued life . Omar went to his little friends sluggish walk . All of his friends , were very upset about Omar's case . Omar's inability in tears , cried with him .

Easier said than six months have passed since the break . During this period, his feet did not show any improvement . Closed the wound in the left foot heel , heel completely healed , but had difficulty pressing on . What kind of bass at the time pitied . He felt sorry for the not so rushed . Big ducks peers , they have met with a smile and his gait had forgotten her real name . Now had a new name : Lame Duck




TOPAL ÖRDEK
 
Doğduğunda ayakları sağlamdı. Arkadaşlarıyla birlikte derede yüzer, çimenlerde koşar, oynardı. Sevgi yüklüydü. Bir arkadaşı şakayla karışık hafiften vursa, karşılık vermez ama canı sıkılır, oyun oynuyorlarsa oyunla ilgisi kalmaz, uzaklaşıp giderdi. Yaşı büyüdükçe kendi de büyüdü, boy attı. Onun bu iyi niyetli, temiz yürekli davranışları, sözleri, hareketleri büyükler tarafından hep horlandı. Pek çok yerde alay konusu oldu. Onu daima dışladılar, aralarında barındırmadılar. O da ne yapsın, çareyi, sevgili küçük dostlarından ayrılmamakta buldu.

Koşardı, dere boyunda uzun koşulara çıkardı. Daha ileriye, daha ileriye gitmek, oraları da görmek isterdi. Severdi koşmayı. Koşmadan, terlemeden bir yaşam düşünemezdi. Hele o koşudan sonrası sıfır noktasına gelme, şu dünyanın tüm dertlerinin, sıkıntılarının birkaç saatliğine de olsa sıfırlandığı enfes zaman dilimini tatmayan bilmezdi.

Şu bizim ördek yani Omar, ormanda yalnız başına gezerken, bir ağacın arkasından çıkıp ayağını ısıran tilkiden zor kurtuldu. Tilkinin sivri dişlerinden öteki ayağıyla vurduğu tekmeyle kurtulan Omar, kaçarak canını kurtardı. Yuvasına gidip ayağını yıkadı, temiz bir bezle sardı. İki gün dinlenen Omar, daha sonra dere kıyısında kısa yürüyüşlere çıkarak ayağının hareket kabiliyetini geliştirmek istiyordu. Sol ayağı üzerine tam basamama durumu vardı ya zamanla düzelir diyordu. Diğer yandan hayat devam ediyordu. Omar ağır aksak yürüyüşüyle küçük dostlarının yanına gitti. Dostlarının hepsi, Omar’ın durumuna çok üzüldüler. Omar’ın gözyaşlarına hakim olamaması sonucu, onunla birlikte ağladılar.

Dile kolay aradan tam altı ay geçti. Bu sürede onun ayağı hiçbir düzelme göstermedi. Sol ayak topuğundaki yara kapanmış, tamamen iyileşmişti ama topuğunun üstüne basmakta güçlük çekiyordu. Bastığı zaman da ne biçim acıyordu. O, en çok koşamadığı için üzülüyordu. Yaşıtları büyük ördekler, onun yürüyüş şeklini gülümsemeyle karşılamışlar ve ona gerçek adını unutturmuşlardı. Artık yeni bir adı vardı: Topal Ördek


SON




THE KANGAROO WITHOUT ITS CHILD

A kangaroo hadn’t been able to have a baby
It had adopted a rabbit and had put it into its bag
The kangaroo had been happy and so had the rabbit
But the others had been angry so,

They had made a plan to get rid of the rabbit
They had kidnapped the rabbit while sleeping
The kangaroo had seen her empty bag when she had woken up
She had been shocked and sorry

And had made an arrangement with the poisonous snake
In the bag had been the snake and the kangaroo among the others
Being afraid of the snake the others had given the rabbit back
And they had said that that was a plan in a plan.




YAVRUSU OLMAYAN KANGURU

Kangurunun birinin yavrusu olmazmış
Bir tavşanı evlat edinip torbasına koymuş
Kanguru memnun, tavşan mutlu
Ama diğer kangurular kızgınmışlar.

Tavşandan kurtulmak için, bir plan yapmışlar
Onlar uykudayken tavşanı kaçırmışlar
Kanguru uyanınca bakmış torbası boş
Şaşırmış kalmış buna olmuş içi bir hoş.

Kanguru zehirli yılanla anlaşma yapmış
Torbada yılan, kanguru kangurular arasında
Yılandan korkan kangurular tavşanı geri vermişler
Plan plan içinde böyle olur demişler.
 
SON



ELEPHANT BOY

An African Negro Boy
Had been a magician’s apprentice
Had changed himself into an elephant
Instead of changing an elephant into human

While he had been walking,
In the fields and mountains
A huge thorn had pricked his foot
The elephant had felt too much pain

He had asked the lion, the tiger, the eagle
The fox, the wolf, the owl
The rabbit for help
Whoever had seen the elephant had run away.

Mourning and crying
The elephant had returned to his village
His mother, father, uncle
Had escaped from the elephant with childish voice.

But brave Toro
Moro’s friend
Hadn’t known what fear had been
Had pulled the thorn out.

Moro had been an elephant forever
Hadn’t left Toro
Their story had become
Legendary in the world.




FİL ÇOCUK

Afrikalı bir zenci çocuk
Büyücü çırağıymış
Fili insan yapayım darken
Kendini fil yapmış

Dağlarda, bayırlarda
Gezerken ayağına
Kocaman bir diken batmış
Filin canı çok acımış

Aslandan, kaplandan, kartaldan
Tilkiden, kurttan, baykuştan
Tavşandan yardım istemiş
Fili gören korkup kaçmış

Fil ağlana, sızlana
Köyüne geri dönmüş
Anası, babası, amcası
Çocuk sesli filden kaçmış

Fakat cesur Toro
Moro’nun arkadaşı
Korku nedir bilmezmiş
Dikeni çekip çıkarmış

Moro hep fil kalmış
Toro’dan ayrılmamış
Onların öyküleri
Dünyada destanlaşmış.

SON




FABLE OF OLD WOMAN

There was an old woman
In the night, day she was crying
Continually shedding her tears
Splashing like a spring.

Home you designate is only a room
How can we live in there?
Always have soap in the mourning and evening
Troubles are waiting for their turn.

One day a man arrived at there
Gave greeting with the woman
“I purchased this place
Make it emptied” he said.

“Woe to my aggrieved head
My tears never stopped shedding
Where can l go to
Have no stone already erected, too.”

“You are existing today, tomorrow you are absent
Have a habitation for yourself;
You assemble your bed
on the land over there…”

“Heavens! Is it acceptable, my son,
To hit a kick to who fallen down?
Don’t make, don’t act,
Is it possible to stay in the street?”

Day turned, tomorrow arrived
She moved from her room
Her friend in the night
Was moon and star…
 



YAŞLI KADIN MASALI

Bir yaşlı kadın vardı
Gece, gündüz ağlardı
Gözyaşları durmadan
Çağlayan bir pınardı.

Ev dediğin tek oda
Yaşanır mı burada?
Sabah, akşam hep çorba
Dertler bekler sırada.

Bir gün bir adam geldi
Kadına selam verdi
“Satın aldım burayı
Boşalt odayı “dedi.

“Vay benim dertli başım
Hiç dinmedi gözyaşım
Nerelere giderim
Yok bir dikili taşım.“ .

“Bugün var, yarın yoksun
Kalacak yerin olsun;
Karşıdaki arsaya
Yatağını kurarsın. ”

“Aman oğlum olur mu?
Düşene vurulur mu?
Etmeyin, eylemeyin
Sokakta yatılır mı? “

Gün döndü, yarın oldu
Odasından taşındı
Geceleri arkadaş
Ay ile yıldız oldu.


Yazan: Serdar Yıldırım




 
Etiket:
hikayeler 

Bu bilgi size yardimci oldu mu? Evet Hayır

Konu Hakkında Görüşün Nedir?

Mesajınıza cevap yazmamızı isterseniz aşağıdaki alanı doldurun

Email:
Yeni İngilizce Hikayeler 1 - Türkçe Tercümeli

Yeni İngilizce Hikayeler 1 - Türkçe Tercümeli » TOOTH BRUSHES THEIR ŞÜKRÜ "Wow! Şükrü started eating chocolate again. Who are also glad we are not happy. Between our new friends to join.