Arı Beyi Hikayesi

Arı Beyi Hikaye

*

İki prens, günün birinde serüven aramaya çıkmışlar. Başlarına öyle işler gelmiş ki, bir daha evlerine dönememişler. Dummling adındaki küçük oğlan yola çıkarak ağabeylerini aramış. Nihayet onları bulunca oğlanlar alaya başlamışlar:

"Biz senden daha akıllı olduğumuz halde bir iş başaramadık.

Sen bu budalalıkla dünyayı dolaşmak istiyorsun öyle mi?" demişler.

Üçü birlikte yola çıkmışlar. Bir karınca yuvasının başına gel­mişler. Büyük oğlanlar bu yuvayı bozarak karıncaların korkuyla nasıl kaçıştıklarını, yumurtalarım nasıl kaçırdıklarını görmek is­temişler. Fakat Dummling:

"Hayvancağızlara ilişmeyin. Onların rahatını bozmanızı doğ­ru bulmuyorum!" demiş.

Bunun üzerine yola çıkmışlar. Bir gölün kenarına varmışlar.

Bu gölde çok, hem pek çok ördek yüzüyormuş. İki büyük kardeş bunlardan birkaçını tutup kızartmak istemişler. Fakat Dummling razı olmamış:

"Hayvancağızlara ilişmeyin. Onları öldürmenizi doğru bul­muyorum!" demiş.

Nihayet bir arı yuvasının yanına gelmişler. Bu yuvanın içinde o kadar çok bal varmış ki, dışarılara taşıyormuş. Büyük oğlanlar ağacın altına ateş yakarak arıları dumanla boğmak, balları almak istemişler. Fakat Dummling buna engel olmuş:

"Hayvancağızlara ilişmeyin. Onları yakmanızı doğru bulmu­yorum!" demiş.

Nihayet bir saraya varmışlar. Bu sarayın ahırlarında taştan ya­pılmış birçok at varmış. Ortalıkta hiç kimseler görünmüyormuş.

Üç kardeş, sarayın bütün salonlarını dolaşmışlar. Nihayet en dipte bir kapıya rast gelmişler. Bu kapının üzerinde üç tane kilit asılıymış. Kapının ortasında mini mini bir pencere varmış. Bu de­likten içerisi görünüyormuş. Oğlanlar odanın içinde ak saçlı bir cüce görmüşler. Cüce bir masa başında oturuyormuş. Oğlanlar iki defa seslenmişler. Cüce işitmemiş. Nihayet üçüncü defa seslendik­leri zaman, cüce ayağa kalkmış, kilidi açmış, dışarı çıkmış. Ağzını açıp bir laf söylemeden onları zengin bir sofraya doğru götürmüş. Yiyip içmişler. Sonra cüce bunları ayrı ayrı birer yatak odasına götürmüş.

Ertesi sabah ak sakallı cüce, büyük oğlanın yanına gelmiş. E­liyle işaret ederek çağırmış. Onu taştan bir levhanın karşısına gö­türmüş. Bu levha üzerinde üç emir yazılıymış. Eğer bunlar yapılır­sa tılsım bozulabilecekmiş. Birinci emir şuymuş:

"Ormanda, yosunların altında prensesin incileri bulunuyor. Sayıları bin tane. dersimiz.com Bunların aranıp bulunması lazım. Eğer bu gün güneş batmadan önce bunlar tam olarak bulunup getirilmezse, bir tanesi bile noksan olsa, onları arayan taş kesilecektir!"

Bunun üzerine büyük oğlan çıkıp gitmiş. Bütün gün aradığı halde, gün batarken ancak yüz tane inci bulabilmiş. Levhada yazılı olduğu gibi, taş kesilmiş.

Ertesi sabah ortanca oğlan bu serüvene atılmış. Fakat o da iki yüz tane inci bulabilmiş. Bunun için o da taş kesilmiş.

Nihayet sıra Dummling'e gelmiş. O da yosunların altında in­cileri aramış. Fakat bunları bulmak çok zormuş. İş çok yavaş ilerliyormuş. Bunun üzerine bir taşın üzerine oturmuş, ağlamaya başlamış. Bu sırada, vaktiyle hayatlarını kurtardığı karıncaların kıralı, beş bin tane karınca ile birlikte gelmiş. Çok geçmeden küçük hayvanlar bütün incileri toplayıp getirmişler, oraya yığmışlar.

İkinci emir şuymuş: "Prensesin yattığı odanın anahtarını gö­lün dibinden bulup çıkarmak."

Dummling gölün kenarına gelince, vaktiyle hayatlarını kurtardığı ördekler yüzerek gelmişler, suyun dibine dalmışlar; anahtarı bulup getirmişler.

Üçüncü emir ise bunların en zorluymuş: "Uyumakta olan üç prensesten en gencini, en sevimlisini tanımak" lazım geliyormuş. Fakat bunlar birbirlerine o kadar benziyorlarmış ki, bunları ayırt edebilmek için bir çare varmış: Uykuya varmadan önce üçü de ayrı ayrı tatlılar yerlermiş. Biri bir şeker parçası yemişmiş. Ortan­cası bir bardak şurup içmişmiş. En küçüğü de bir kaşık bal ye­mişmiş.

Vaktiyle ateşten kurtardığı arıların beyi bu sırada içeri girmiş.

Üç kızın da ağızlarını koklamış. Bal yiyen kızın dudağına konmuş. Bu suretle prens, aradığı kızı bulmuş.

Bunun üzerine tılsım bozulmuş. Uyuyanlar uyanmışlar. Taş kesilenler tekrar canlanmış. Dummling bu kızların en küçüğü, en güzeliyle evlenmiş. Kralın ölümünden sonra tahta geçmiş. Ağa­beyleri de öbür kızlarla evlenmişler.

Linkback: https://www.buyuknet.com/ari-beyi-t47328.0.html

 
Etiket:
arı beyi hikaye  arı beyi kitap özeti 

Bu bilgi size yardimci oldu mu?

Evet Hayır

Arı Beyi Hikayesi
(Ortalama: 5 üzerinden 1.00 , 2 Oy)


Konu Hakkında Görüşün Nedir? Olumlu yada olumsuz Eleştirileriniz.


Turkiyenin baskenti neresidir. kucuk harfle yazin.:

Arı Beyi Hikayesi

Arı Beyi Hikayesi »Arı Beyi Hikaye İki prens, günün birinde serüven aramaya çıkmışlar. Başlarına öyle işler gelmiş ki, bir daha evlerine