Sömürgeciliğin hasat mevsimi kitap özeti

Kitap Adı: Sömürgeciliğin Hasat Mevsimi

Anadolu'da Amerikan Misyoner Okulları



      Frank A. Stony 1953-1966 yılları arası Tarsus Amerikan Koleji'nde öğretmenlik yapmıştır. Amerikan Board'a öğretmenlik dışında daha çok şey yapmak istiyordu. Amerikan Board'a bağlı kalarak araştırmalar gerçekleştirmiştir. Misyonerlik faaliyetleri en temelden başlarak 2004 yılına kadar getirmiştir. Anadolu'daki misyonerlik faaliyetlerinin tümünü bu kitapta toplamıştır.

      1960'lara gelindiğinde Amerikan Board'ın temel politikası varlığını Türkiye Cumhuriyeti'ne kabul ettirmekti. Yani Amerikan Board yeniden yapılanmaya girerek okullarını yeni yetiştirdiği nesle emanet etmek istiyordu. Araştırmalar yapılıyordu. Frank A. Stone ise kapatılan Amerikan okullarının tarihçelerini yazmak, mevcut Amerikan okullarının geçmişiyle bugününü örnek şeklinde belirlendi. Stone misyoner hatıraları ve Amerikan Board'ın faaliyet bülteni olan The Missionary Heal işini kolaylaştırmıştır. Hala yaşayan zamanında yolu Amerikan Board okullarıyla kesişmiş kişilerle görüşerek bu kitapta bu görüşmelere de yer vermiştir. Amerikan Board'ın  Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde açtığı okulları inceleyerek sadece Protestanlığın ön plana çıkarıldığını görür. Bu da Rum ve Ermenilerden şiddetli tepkiler görür. Tabi bunları Stone yazmaktan çekinmiştir. Protestanlaşan insanlara açık açık yaptırımları yazmamıştır.
     
     Stone Türkiye'deki Amerikan okullarını akademi olarak niteler. Türkiye'deki bu kurumları dini bağlamdan tamamen çıkarmakta misyonerleri yalnızca eğitimci olarak yazmıştır. Kadınların eğitimi ve iş hayatına girişleri üzerinde bilhassa durmuştur. Osmanlı'daki Halide Edip Adıvar gibi Amerikan koleji mezunlarına yer vermeyip  Amerikan okullarının Cumhuriyet insanının Batı'nın aydınlık ve medeni dünyasına kavuşturmayı amaç olarak edindiğini yazar. Stone göre Amerikan Board okulları:

1. Ermenilerin haklı talepleri olan kiliselerinde çan çalma Pazar günü tatili ve soykırım(sözde soykırım!) gibi konularına değinen kurumlardı.
2. Bu okullar Anadolu'ya bilgi, medeniyet, aydınlık getirecekti.
     
     1895-1915 yılları arasındaki Ermeni olayları Stone göre katliamdır. Hatta okullar propagandayla suçlanmasının asılsız olduğu ve işin aslı Türklerin Ermenilere uyguladığı mezalimlere karşısında tepkilerini dile getirmesiydi. Türklerin zalimlikleri karşısında haklı olan Ermenilerin yanında olmalarıydı. Stone göre mağdurların yaralarını sarmaktı.  Ancak bu şekilde ifade ederken Stone bu konuyla alakalı resmi belge ya da herhangi bir belgeye yer vermemiştir. Sadece işine geldiği gibi fikrini destekleyen konuşmalara yer vermiştir. Doğruluğu ve objektifliği tartışılır. İşin aslı öyle değildi. Bilindiği üzere Osmanlı Hükümeti Ermeni, Rum ve diğer azınlıkları devletin yüksek mercilerine kadar çıkmalarına izin vermiştir. Stone tüm bunları görmezden gelerek sadece kendi tezini kuvvetlendirecek kaynaklardan yararlanmıştır. Mesela Ermeniler tehcir edildi şeklinde aktarılmıştır.  Ancak neden kısmına değinmemiştir. Ermeni Soykırı'mını kabul etmiştir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Stone zaten yukarda aktardığımız gibi kendi tezini güçlendirecek kaynaklardan yararlanmıştır. Türkler savaş ve mücadele esnasında kendilerini savunmak amacıyla Ermeni öldürmüştür. Bu nefsi müdafaydı. Stone olayların öncesine değinmeden direk aktarma yapmıştır. Bundan sonraki kısımlar kitabın içerisinden yorumlanmıştır. Stone'nun ağzıyla anlatılmıştır.

      Rum ve Ermenilerin fakiri de mevcuttu. Hastalıklı ve çelimsizlerdi. Okuma yazma dahi öğrenemiyorlardı. Türkler için de aynı durum geçerliydi. Ancak stone bu durum sadece azınlıklara has bir durummuş gibi yansıtmıştır. Kitaba göre Ermeni ve Rumların kötü durumunu misyonerler düzeltmiştir. Osmanlı'yı kötüleyerek her fırsatta dile getirmiştir. Cumhuriyet sonraki döneme bakarsak Amerikan Okulları yeni tanımlanan Türk milliyetçiliğini kabullenecek, anadilde gerçekleştirilen eğitimi terk etti. Türkçe ve İngilizce benimsendi. Müslüman ve Türk çocuklarına daha fazla kapılarını açabildi. Hristiyanlık propagandasından vaz geçildi. Yeni koşullara ayak uydurmanın bir parçasıydı. Stone göre Türkiye Cumhuriyeti'nin kararlılığından sonra Amerikan okulalrı ona yardım eden kuruluşlardı. İş eğitimi üzerinde fazlaca durulmuştur. Halka açık ücretsiz film gözterileri yapılmıştır. Sağlıklı Bebek Klinikleri açıldı. Annelere bakım eğitimi verilmiştir. İngilizce eğitimine ağırlık verilmiştir. Akşam kursları açıldı.

     İlk baskı 1984'teydi. Türkiye Cumhuriyeti'ndeki yabancı okullar konusunun araştırılmasına sevk etmiştir. 2004'te tekrardan basıldı. Robert Koleji mezunu Orhan Pamuk'un hatıralarına ve İzmir Amerikan Koleji mezunlarından Sıdıka Avar'ın kolejle ilgili hatıralarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere Orhan Pamuk Ermeni Soykırımı'nı kabul eden isimlerdendir. Stone da yine tezini kuvvetlendirek ve kendisiyle aynı fikirde olan kişilerle görüşmeler yapıp onları kitaba almıştır. Ayrıca kolejler Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı varlıklarını devam ettirdiler. Ancak bu çok az yerde belirtildi. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bu kolejlerin Amerikan Board'a bağlı olarak zikretmiştir. Aslında bu kolejlerin Amerika'dan yönetildiğinin kanıtıydı. Ayrıca Osmanlı'daki Amerikan ve diğer Avrupalı devletlerin sefirleri Amerikan Board ve diğer dini topluluklarla arası iyi olduğunu Stone yazar. Burdan yola çıkarak bu okullar istediklerine Osmanlı nezdinde bu sefirler sayesinde ulaşmıştır.
     
     Stone göre Amerikan okullarının Osmanlı zamanında sergilediği katı misyonerlik çizgisinden Türkiye Cumhuriyeti döneminde kültürel misyonerliğe dönüşüm mücadelesini, bir asırdan fazla süren Amerikan Board Protestanlaştırma projesinin eğitim kesitinde bir anda şartların aksi istikamette seyretmeye başlamasıyla yaşanan kimlik değişikliği, bütün bunlara ve değişen koşullara rağmen misyonerler tereddüt bile etmeden  eski ciddiyetlerinden hiçbir şey kaybetmeden yeni ufuklara yelken açma kararı vermöeleri neticesinde elde ettikleri başarının hikayesidir  bu kitap. Burada görüldüğü üzere Osmanlı'yı içten yıkmaya çalışan misyoner okullarının niyetleriyle Cumhuriyet dönemindeki misyoner okullarının amaçları pek de değişmemiştir. Stone gayriresmi kurulan misyonerlik okullarına da değinmemiştir. Bilindiği üzere Tanzimat ve Islahat Fermanı ile resmiyet kazanan bu kurumlar Tanzimat'tan önceye dayanır. Levi Parsons ve Pliny Fisk önderliğinde okul açma yılları bu tarihlerden öncedir.

      Kadın misyonerlerin sayısı da fazlaydı. 40 kadar eski mezunla irtibat kurulmuştur. 1806'da Williams Kolej'e gelen Samuel J. Mills'in yönlendirdiği bir grup genç misyoner olarak gittiler. Onlara göre Asya ahlaki açıdan bakımdan karanlıklar içindeydi. Teşkilatın (Amerikan Board) ilk misyonerleri İstanbul ve İzmir'e yerleşti. Hızla Anadolu'nun iç kesimlerine de giderek okul açmışlardır. Samuel J. Mills 1808'de Kardeşler Cemiyeti'ni kurdu. 27 Haziran 1810'da Amerikan Yabancı Misyon Temsilciler Birliği kuruldu. Andover İlahiyat Okulu'nda Misyonerlerin Hedeflerini Araştırma Cemiyeti 1811'de kuruldu. Parsons ve Fisk kardeşler de bu cemiyetin üyesiydi. Orta öğretim düzeyindeki akademilere hız verildi. Kız İlahiyat Okulalrı ve Kız Enstitüleri mevcuttu. Yerel dil öğretimi savunuluyordu. Kızlar için açılan akademilerde görgü ve zarafet kazandırmak için dersler konmuştu. Dans, resim, nakış, iğne işleri , piyano ve Fransızca gibi dersler mevcuttu.
     
    Amerikan Board'ın 18. Yıllık Raporu'nda onlar dünyanın ahlaken yenilenmesi, savaşların sona ermesi, tüm aile içi ilişkilerin kutsallaştırılması, her köyün kendi okuluna ve kendi kilisesine sahip olması için çalışacaklardı. Amerika'da Phillips-Andover modeli denen din adamı ve öğretmen yetiştiren bir kurum olacak. Anadolu'da da bu sistem örnek alınarak bir sürü okul açılmıştır. Amerika ise İngiltere'nin zamanında Kızılderililer üzerinde uyguladığı politikayı örnek almıştı. Roma Katolikleriyle İngiltere ve Fransa ile rekabet mevcuttu. Amerikan Board misyonerleri ise bu ortamda tüm gayretleriyle Türkiye tarlasında faaliyet göstererek bu rekabette var olmuştur.

      1577'de Roma Kilisesi'ne bağlı olarak Aziz Athanosis Koleji İzmir'de kuruldu.  Papa XIII. Gregory bu koleji açmıştır. Cizvitler 16. yy bitmeden Pera Semti'nde St. Benoit Erkek Mektebini açmıştır. 1825'te erkek çocuklar için Pangaltı Ermeni Yüksek Okulu açıldı. Papa'nın görüşünde Uniat Ermeni Katolik Kiliseis kuruldu. Bu kiliselerde eğitim öğretim faaliyetleri de yapılıyordu. Bu ortamda faaliyetlere başlayan Amerikan Board eğitimcileri (misyonerler aslında!!!) son hızla faaliyetlerine devam ediyorlardı ve rekabetin de farkındaydılar. Onlara göre "Müslümanlık kılıçla yayılmış, kaderciliği,, kibirliliği ve hoşgörüsüzlüğü özendiren, çok eşliliğe izin veren, şehvetle dolu cennet sanan dindi." Bu sözler Amerikan Board başkanı Mark Hopsin'in sözleriydi.

      Öğrenim ortamlarına bakılırsa:

      Üç-dört saat egzersiz, ziraat ve makineyle ilgili el işçiliği, zihinsel gelişim için kendi kendini geçindirmeyi sağlayan araçlarla birleştirilmişti. Anadolu'daki okullar da Amerika'daki bu sistemi miras alıp öğrenim görmüşlerdir. Yine Amerika'da boş zaman kavramı yoktur. Boş zamanlarda çamaşır yıkamayı, ütü yapmayı, sökük dikmeyi ayrılmıştı. Köleliğe bakış açısına bakılırsa; 1790'lara kadar köleliği gömezden gelen Cemaatçi Kilise mensupları 1790 itibariyle köleliğe şiddetle karşı çıkmıştır. kölelerin savunucuları haline gelmişlerdi. Amerikan Board ve Amerikan Misyonerlik Birliği güneyde azad edilmiş köleler için açılmış okullara gönderilen yüzlerce öğretmenin masraflarını karşıladı. Osmanlı'daki köleliğe ise bakışları şöyleydi: Kadınların haremdeki köleliği, Sultan'ın askeri ve sivil kulları, hükümdarın mahiyetinde ve seçkin tabakasındaki harem ağaları, evdeki kadının köleliği, Çerkezlerin tarımdaki köleliği gibi kölelikler Osmanlı'da mevcuttu.
     
    Anadolu'daki cahillik Protestan kiliselerinde eğitimi aksatıyordu. Kadınların durumu ve maddi yetersizlikler Protestan misyonerlerini temel ve orta düzeyde okullar açma fikrine bulaştırdı. Amerikan Board da gerekli maddi desteği sağlamıştır. Protestanlık için bu süreç 1830 yılında başlayıp 21. yüzyılın başına kadar devam etmiştir. Rumeli'de, anadolu'da ve Arabistan'da okullar açılmıştır. Bu okullardan mezun olanlar mesleklerini Osmanlı'da icra etmişlerdir.Amerikan Board okullarının besleyip büyüttüğü ideoloji ile Osmanlı'da yöneticilik yapmışlardır.
     
   Tanzimat ve Islahat Fermanları ile kurulmalarına resmi izin verilmiştir. Ancak Mekatib-i Umumiyeye bağlı kalma şartı getirilmiştir. Okulalrın açılma gerekçesi olarak kapitülasyonlar söylenebilir. Kanuni'yle başlar. Kapitülasyonlar önceleri ticaret şirketlerine verilirken sonra yelpaze genişlemiştir. Azınlıkların eğitim hakkı gerekçesiyle okul açmaya kadar gitmiştir. Kötüye giden Osmanlı Devleti'nde boşluktan faydalanarak sayıları her geçen gün artmıştır. Üretim olarak Amerikan Board eğitimcileri kendi deyimleriyle çalışkanlık devrimini başlatmayı amaç haline getirmişlerdir. İnşaat ustalığı, ev yapımı ve sanayileşmeyle alakalı dersler, defter tutma ve muhasebe gibi dersler gözde derslerdi.

      Duyunu Umumiye ile beraber yabancılara dair her şeye tepki oluştu. Türkiye Cumhuriyeti'nde ise durum değişti. Batı merkezli bir politika takip edildiğinden Amerikan Board okullarının sunduğu dil becerileri, modern bilim ve beşeri bilimler değerliydi. Osmanlı'daki eğitim sistemine bakılırsa cami ekseninde dini okullar, Enderun denen saray okulu mevcuttu. 19. yüzyılın ortalarında rüşdiyeler açıldı. İdadiler ve sultaniler beraberinde açıldı. Azınlık ve yabancı okulların eğitimi yanında Osmanlı eğitimi yetersiz kalıyordu. Yine Stone göre Tanzimat döneminde eğitim ile Sultan devleti elinde tutma ve Müslüman millet yaratma siyaseti gütmüştür. Amerikan Board okullları da İslam okulu olmadığından problem olarak görülmüştür.

      Türkiye Cumhuriyeti ile beraber John Dewey Türkiye'ye gelir ve zanaat eğitimini savunur. Tavsiyesinin sloganı her okul bir atölyedir, her atölye bir okuldur şeklindeydi. Bu da Amerikan Board eğitimcilerinin tasarımıydı. Stone göre Amerikan Board okulları ve mezunları ticaret, diplomasi mühendislik, tıp ve diğer meslek kesimlerinin hayati unsuru haline geldi. Hatta 1950'lerden sonra açılan üniversitelerin çoğu Amerikan Board okulları olmadan başarıo gösteremediler.

      Osmanlı Devleri zamanında başlayan misyonerlik faaliyetlerinin temelini Parsons ve Fisk kardeşler atmıştır. Levi Parsons Amerikan Board'ın Arap dünyasındaki faaliyet babsı olarak kabul ediliyordu. Misyonerlerde Arapça, Ermenice, İngilizce, Fransızca, Rumca, İbranice, İtalyanca ve Türkçe sözlük ve dil bilgisi kitapları mevcuttu. Coğrafya ve tarih kitapları, atlaslar, İncil tefsirleri de mevcuttu. Ermeniler için okullar açıldı. Kitaplar ve İnciller basılarak ücretsiz dağıtıldı. Geleceğin din adamları yetiştiriliyordu. 1836'lara gelindiğinde Rum öğrenci kaydı 700'e ulaşmıştı. Mr. Benjamin Schneider ile karısı 1833'te Bursa'da Andaver İlahiyat Okulu'na atandı. Schneider'e göre "Uygar yaşamın ve kolaylıkları; Hristiyan topraklardaki sosyal ve entelektüel hazlar, sanat ve bilimin yaygın olmasının sunduğu imkanlar ve ilerlemenin binlerce nimet saf Hristiyanlıkta bulunmaktaydı.

      10 binden fazla Ermeni için Türkçe yapılan Sept günü vaazı vardı. Pazar günü öğleden sonra kadınlara mahsus faaliyetlere ayrılıyordu. Yahudiler İstanbul'da yaşayan İspanya Yahudileri ile başlanmıştır. İbranice dil bilgisi ve ufak çaplı aritmetik ders kitabı hazırlandı. Ermeni ve Rum faaliyetleri örnek alınmıştır. Coğrafya kitabı, Kitab2ı Mukaddes'in doğal tarihini kaleme almışlardır. Selanik'te 1849'da Yahudi Misyon İStasyon'u açılmıştı. Fisk ve Parsons kardeşlerin taşıdığı bayrağı ileri götüren Cyrus Hamlin'di. Hamlin 1839'da İzmir'e ulaştı. Ermeniler Amerikan Board okullarına tepkiliydi. Hamlin ise yerel halk gibi yaşamaya başlamış Şark yaşamına mahsus strateji ve müzakere taktiklerini öğrenmiştir. İşe Bebek'te ev kiralayarak başlamıştır. Daha öncesinde Katoliklerin Latinleştirme ve buna benzer sert politikalar sonucunda misyonerlere tepkiler artmıştı. Protestanlık da tehlike olarak görülüyordu. Hamlin tüm bunlara rağmen ısrar ve azimle Bebek İlahiyat okulu'nu açmıştır. Voltaire'nin eserlerini okutmakla suçlanıyordu. Patrik bu ve buna benzer şikayetleri Hamlin'e iletmiştir. Hamlin de eğitime kısa bir ara verir. Bu sırada Cizvitler de Bebek'te Fransız Koleji açmıştır.

      Bebek İlahiyat Okulu'nda Amerikan Board eğitimcilerini etkisinde bırakacak müfredat tasarlanmıştı. İngilizce eğitimi ön plana çıkarıldı. Fizik, Kimya, Doğa Felsefesi, Ahlak Felsefesi konularında kapsamlı dersler mevcuttu. İncil, Tarih, Coğrafya ve Aritmetik dersleri de mevcuttu. Bunların haricinde ek sanayi binası ile kısa süre içinde kendi kendine yetmek için soba ve soba borusu üretildi. Maşa, küllük, demir ve tenekeden yepılmış fırınlar dahi üretildi. Bu şekilde öğrenci ve okula ek gelir sağlanmıştır. Ancak bu atölyenin buna benzer uygulamaları dünyevi zevklere yönlendirme ihtimali ile Amerikan Board tarafından karşı çıkıldı. Hamlin işe yarar fare kapanı da tasarladı. Aforoz edilen Protestan olan Ermeniler için iş imkanı sunuldu. Fare Kapanı İmalathanesi tam kapasite ile çalışmaya başladı. Ardından Hamlin ekmek pişirme için fırın kurmuştur. Kitap ciltlemeye, değirmen işletmeye, kitap basmayı da etrafında ona gönül vermiş insanlara öğretmiştir. Elde edilen geliri ise Protestan Ermeniler Birliği Kilise İnşa Fonu'na verdi ve 13 tane kilise inşa edilmiştir. Ermeni cemmatini de bu şekilde Protestanlığa çekmişti. Hamlin Amerika'ya gidip döner maddi yardım yoplamak için. Tam bu sırada Bebek İlahiyat Okulu'na başkası görevlendirilir. Hamlin sadece derslere girmesi söylenir. Amerikan Board ile anlaşmazlıkları da iyice artmıştı ve Hamlin istifa eder. Sonrasında Robert Koleji için çalışmalara başlar. 4 Temmuz 1869'da okul açılır. 1971'de Türk Hükümeti'ne devredilip Boğaziçi Üniversitesi'ne dönüştürüldü.

      Mezhep değiştirip Protestan olanlara anatema cezası uygulanıyordu. Bu ceza ölüler Hıri,stiyan mezarlığına dahi gömülemiyor, evlerinden kovuluyorlar tam anlamıyla sosyal,ekonomik her alanda toplumdan dışlanma şeklindeydi. Stone göre Osmanlı'da Protestan Ermeniler Osmanlı'da geleneksel millet yapısından dışlanmışlardı. Bu dışlanmış grup 25 Haziran 1846'da kendilerini müstakil bir birlik haline getirdiler. İstanbul'daki Birinci Ermeni Protestan Kilisesi'ne İznik, Adapazarıve Trabzon'daki benzer cemaatler de katılmıştı.

      1850 öncesinde Amerikan Board okulları tarihi Şark kiliselerini aydınlatan ve yeniden canlandıran vasıta olarak görülmektedir. Protestanlık baştan başa Anadolu'ya yayılırken misyon okulları bu bütünün bir parçası olarak kurulmuştu. Yine Stone Ermeni Protestanların Osmanlı Devleti tarafından bir cemaat olarak tanınmadığını yazar. Amerikan Board temsilcisi 1850'de İngiltere sefareti görevlileriyle arası iyiydi. Bu iyi olan münasebetten yararlanılarak İngiltere'nin desteği alınmışve Protestan Ermeniler Birliği'nin resmen tanınması sağlandı. Yine Stone göre bu tarih itibariyle Protestanların Osmanlı'da ayrı bir millet olmasına izin verilmiştir. Anadolu'daki okullara bakılırsa Osmanlı'daki dini azınlıklara yönelikti. Başlangıçta Ermeniler, Rumlar ve Yahudilere olmak üzere üç temel çalışma hedeflendi. Doğu Türkiye'deki Süryani ve Nasturi Hristiyanlara da ulaşma çabaları da mevcut. Amerikan Board Batı Türkiye Misyonunu oluşturdu. Sınırları İstanbul'dan Trabzon'a, İzmir'den Kayseri'yeydi. Çukurova merkezli Güney Ermeniler Misyonu, Kuzey Ermeniler Misyonu ve  Süryani ve Nasturileri de içine alan Doğu Türkiye Misyonu oluşturuldu.(Doğu Misyonunda; Harput, Malatya, Diyarbakır, Mardin, Bitlis, Van, Erzurum yerleri vardı.)

      İlk, orta ve yüksek okullar açılmıştır. Kız ve erkekler için okullar açılıyordu. 1855'e gelindiğinde 44 tane okul açılmıştı. 1872'lerde ise Protestanların %85'i Amerikan board okulalrı sayesinde okur yazar olduğu iddia ediliyordu. 1909 kayıtlarına göre 20.014 kayıt sayısına ulaşılmıştı. Kızların eğitimine ayrıca önem gösteriliyordu. Bunun en güzel örneği 20. yüzyılın ilk yarısında İstanbul Kız Koleji Yakındoğu'daki kadınlara mahsus ilk fakültedir. Bu okul yuva okulundan büyümüştür. Kadınlar için Cemaatçi Kilise Misyonları Kurulu dahi oluşturulmuştu. İstanbul Kız Koleji'nin ilk müdiresi Mary Mills Patrick sayesinde bu kuruluştan kadınlar ve kızların eğitimi için maddi yardım sözü almıştır. Bu okul kadınların özgürleşmesi açısından büyük öneme sahiptir.

      İstanbul Gedikpaşa Okulu:  İstanbul Avrupa yakasında açılmıştır. Anaokulu hareketinin başlatıldığı yerdir. Çok kültürlü yapıdaydı. Okuma yazma, ev yaşantısı, çocuk yetiştirme, evdeki temizlik işleri gibi destek programa sahipti.
      Merzifon'daki Kadın Eğitimi: Misyon Yatılı Kız Okulu İstanbul'dan Merzifon'a taşındı. Öğrenciler giriş sınavına tabi tutuldu. 3 yıllık müfredatları mevcut. 5 ayrı dil eğitimi vardı. Vu okul kızları mümkün olduğunda kendi memleket kültürlerine yabancılaşmaktan koruyacaktı. Burası aynı zamanda Tracy :Anaokulu ile ciddi işitme kaybına uğramış çocuklara yönelik Anadolu'da açılmış ilk özel kurum olan King Memorial Sağırlar Okulu'nu barındırıyordu. Sonraları Merzifon Kız okulu lise eğitimine de başlamıştır. Rumca bölüm eklenip Rum kızları da kabul edilmiştir. İlk zamanlarda ücretsizken sonraları ücretli hale getirildi.

      Amerikan Board'ın 1860'da gönderdiği J. W. Parsons İstanbul'da Protestan Kilisesi'ne misyoner olarak hizmet vermişti. Kızlrın eğitimine gereksiz gözüyle bakılan zamanda Parsons'un kızların eğitimi için yaptıkları değerlidir. Adapazarı ise Protestan eğitimi için ön plandaydı. İlk Ermeni Protestan kiliselerinden biri burada kuruldu. Kilise cemaati için de üç okul kurulmuştu. Burs ve öğretmenlerin maaşı Amerikan Board tarafından karşılanıyordu. Kendi ayakları üstünde duran Üsküdar Kız Akademisi'ni söylemeden geçmek olmazdı. Bu kolej için Lavra Fornham önemli bir isimdir.
      Bursa'daki faaliyetler Josep K. Greene ailesinin 1862'de Bursa'ya yerleşmesiyle bu bölgede eğitim yaygınlaştı. Türkiye'nin ilk Rum Protestan Kilisesi de buradadır. Amaçları kilise için öğretmen eksiğini gidermekti. İzmir ise Amerikan Board için Osmanlı Türkiye'sindeki ilk faaliyet alanıydı. 1853'te Ermenistan Protestan Kilisesi kurulmuştu. İzmir Rum Protestanlarının da merkezi haline geldi. Manisa'da Miss Phoebe Cull tarafından 1871'de kız okulu açıldı. Bowen çifti İzmir'de erkek anaokulu açmıştır. 1891'den sonra Alexander Machlachlan yönetimini aldı ve okulu uluslararası koleje dönüştürdü. İzmir Göztepe'de faaliyette bulunan modern Amerikan Kız Kolej Enstitüsü Bowenlarca kurulan bu yatılı kız okulundan miras kaldı. 1884'te İzmir'de ilk anaokulu misyoner okulu açıldı. Bir yandan öğrenci bir yandan da misyoner okulları için öğretmen yetiştiriliyordu.

      Genellikle deniz kıyıları tercih edilmekle beraber iç bölgelere de girilmiştir. Afyon, Konya, Kayseri, Yozgat, Sivas ve Tokat gibi yerlerde de faaliyet mevcuttur. 1845'te ERciyes Dağı cıvarında Ermeni din adamı getirtilip Protestan Kilise açıldı. Misyonerler de ardından bu bölgeye gelmiştir. İlkokullar ve kilise ağı geliştirildi. 1909 yılına gelindiğinde 44 okul faaliyet gösteriyordu. Yozgat'ta ise 1 anaokul, 1 ilkokul bir de kız okulu açılmıştı. Yüksek okulla bağlantılı köy çocukları evi de mevcuttu. Öğrencilere burslar sağlanmıştı. Sivas'a bakarsak Osmanlı Anadolu'sunda Amerikan Board'ın açtığı okullar öğretmen yetiştirmeye adanmış kolej seviyesindeki bir kuruma sahip yegane yerdi. I.Dünya Savaşı'ında Ermeniler bu bölgelerden sürülünce eğitim faaliyetleri sekteye uğramıştır. Sivas öğretmen okulunda ilkokul, ortaokul bölümü açılmıştı.

      Abdülaziz'in tahttan indirilmesi ve devamındaki olayların yarattığı karışıklık Anadolu'ya da yansımıştı. Misyoner okulları azınlıklara destek verip onları isyana edebilme ihtimaliyle hükümet tarafından gözden çıkarılmıştı.

      Orta Anadolu Misyonu'ndaki okullara bakılırsa 1848'de Antep'te Birinci Ermeni Protestan Kilisesi açıldı. Kız ve erkekler için okul açıldı. Çukurova Ermeni Protestan Birliği'nin ilk önderleri bu okuldan yetişmiştir. Okullar ilkokul ve ortaokul düzeyindeydi. Tıp dersleri dahi mevcuttu. 1859'da Kız Yetiştirme Okulu açıldı. Ortaöğretim ve yatılı bölüm de eklendi. Binası günümüzde Amerikan Hastanesi olarak adlandırılmaktadır. Sağlık ve Eğitim vakfının kuruluşudur. Maraş Kız Koleji ise anaokulu öğretmeni yetiştirme programının da başlangıcı olarak katkıda bulunmuştur.

      Doğu'da açılan okullara bakılırsa; 1850'li yıllarda Harput'la başlıyor faaliyetler. Misyonerlere göre Ermeniler arasında eğitim fazlasıyla ilkeldi. Kız eğitimi bilinmiyordu. Bilenler de gereksiz görüyordu. Yörede okuma yazma bilme din adamlığına has bir özellik gibi düşünülüyordu. Harput Teoloji Okulu açılır. 70 erkek ve 42 kız, 100 dde yetişkin kayıt yaptırmıştır. Kayıt olanların çoğu evli ve çocuk sahibiydi. Geneli ücretsiz eğitim görüyordu. Ermenice de ön plana çıkarılmıştı. Harput Kız İlahiyat Okulu da açıldı. Okullara öğretmen yetiştirmek için açıldı. Yerli öğretmenler de görev almıştır. Stone göre burada asıl amaç Osmanlı hakimiyeti altındaki Ermeni milletinin içinde bulunduğu kötü durumun daha fazla farkında olmalarını sağlamaktı.

      Amerikan Board okulları  Bitlis ve Malatya'da da açılmaya başlamaya devam etti. Bitlis'te Kürdistan için açılan Mt. Holyoke Kız İlahiyat Okulu, Bitlis Erkek Akademisi önemli okullardandı. Ermeni Tehciri'yle okullar kapandı. Öğretmenleri ise Ermenileri isyana kışkırtma suçuyla Bitlis'ten sürgün edildi. Doğu bölgesinde Kürt kabileleri ile Türk yöneticiler arasında sürtüşmeler mevcuttu. Bu sürtüşmeler karışıklıklara yol açtı. Stone göre Amerikan Board okulları tarafsız kalarak faaliyetlerinin sürdürmüştü. Kürtler arasında öğretmen de yetiştirilmiştir. Bu bölgede Kürtlerin eğitimi ile faaliyetlere başlanmıştı. Yime Stone göre ve misyonerler de aynı fikirde olup Amerikan Board okullarının Protestanlaştırma durumu olmadığı görüşüydü. Kimsesiz kalanlara, fakirlere her türlü yardımı eden  öğretmenlerdi. Ermeni ve Kürtlerin hemen hemen tüm manevi ve entelektüel ihtiyaçlarına hizmet ediyorlardı.

       Yükseköğretim kurumlarına bakılırsa; bir grup Antepli Ermeni tarafından amerikan Board'dan dilekçe ile yükseköğrenim kurumu talep etmişlerdir. Yani Antep'te Hristiyan kolej kurulması hamlesi yerel koşulların neticesiydi. Çukurova bölgesinde 1500 kayıtlı öğrenci mevcuttu. Erkek Yüksek Okulu, 2 Yatılı Kız Okulu, Maraş Teoloji Okulu da mevcuttu. Orta Anadolu Koleji de 1876'da Antep'te kuruldu. Teoloji ve Tıp eğitimini destekliyordu. Anadolu'dan Halep'e taşındı. Ortaöğretim olarak ruhsat almıştır. 3. ve 4. sınısı üniversite düzeyindeydi. Ziraat, ticaret, eğitim, inşaat mühendisliği, maden mühendisliği ve hukuk alanlarında eğitim veriliyordu. 1880'de Maraş'ta Orta Anadolu Kız Koleji açıldı. Kadınların da çabası fazlaydı. Stone göre 1895'te Türk çeteleri Antep'teki Ermeni ahalisine saldırdı. 300 Ermeni erkeği öldürüldü ve Ermeni mahalleis de yağma edildi. Bu durum bölgede eğitim faaliyetlerini sekteye uğratmıştır. Yine bu yıllarda Stone göre Osmaniye'deki 26 Protestan temsilci diri diri yakılmıştır. Yine kolejdeki öğretmenlere göre kolejdeki öğrencilerin dinlerini değiştirmesine  çabalanmadı, dini ve ahklaki temel üzerine Batı metodalrıyla modern bilim ve edebiyatın öğretilmesine vurgu yapılıyordu. Aile yaşantısını, toplumsal ve milli hayatı daha yüksek ve daha iyi bir seviyeye yerleştirildi.

      Harput Fırat Koleji

      Harput'ta açılan Amerikan Board okulu 1870'lerin sonunda talepleri karşılamamaya başladı. 1877'de 22 küçük kilise, 30 Protestan pastörü mevcuttu. Harput Erkek Akademisi ve Harput Kız İlahiyat Okulu da faaliyet gösteriyordu. Ermeni Koleji'ne de kayıt sayısı artıyordu. Bu kolejde Anasınıfı, orta ve yüksek okul, kolej bölümleri mevcuttu. Ermeni Koleji daha kapsamlı hale getirilerek Fırat Koleji'ne dönüştürüldü. Eğitim dili Ermeniceydi. Bu kolejden mezunlar öğretmenlik yapabiliyordu. Stone göre 1915 Ermeni Katliamı'nın hemen öncesinde bu kolejde olanlar ya da mezunları Amerika'ya göç etmiştir.

     Merzifon Anadolu Koleji

Amerikan Board'ın Türkiye'deki 4. kolejiydi. Bebek İlahiyat Okulu'nun iç kesimlere taşınması fikrinin sonunca kurulmuştu. 1880'lerin öncesinde MErzifon'daki teoloji eğitiminin seviyesi yükseltildi. 1880'de Amerikan Board'ın Karar Komitesi'ne  Merzifon'da kolej kurulması için dilekçe verildi. Kolej için gerekli izin çıkarana kadar hazırlıklara başlandı. Dr. Tracy Teoloji Okulu'nun zemin katındaki alçak tavanlı odada 4 erkek öğrenciyle Horbinger Yüksek Okulu'nu açtı. Anadolu Koleji ise 8 Eylül 1886'da açıldı. Horbinger Yüksek Okulu'nda  bu kolejin içinde hazırlık bölümü olarak dahil edildi. Ortaokul mezunları okula kabul ediliyordu. 1899'da Amerikan Sefiri aracılığıyla Padişah fermanı ile resmiyet kazandı. Merzifon Kız Okulu da açıldı. Stone göre 1893'te kolejin duvarlarına bir Ermeni İsyanı'nın bildirgesinin yazılı olduğu afişlerin asılmasından kolejin haberi yoktu. Hatta kolej Ermenielrin isyan etmesine karşı çıkmıştır. Stone göre Osmanlı makamları bu ilanların kolej matbaasından basıldığına inanıyordu. Karışıklıklar her geçen gün artıyordu. Öfkeli bir grup Kız Okulu'nu yakarak kül etti. Yine Stone göre Merzifon'da 125 Ermeni Müslüman bir kalabalık tarafından öldürülmüştü. Kolej ise geride yetim çocuklarla ilgilendi.

      1913'lere gelindiğinde öğrenci sayısı 425'i buldu. 25'i de Müslüman Türk'tü. Savaş zamanında ise Birleşik Devletlerle bağlarını sürdürerek tarafsızdı. Osmanlı Hükümeti okulş binalarını askeri hastane olarak kullanmayı isteyince kolejde eğitime 1916'da son verildi. Savaş sonrasında tekrar açıldı. Arada aramalara maruz kalıyordu. 1921'de Anadolu Koleji'nin bütün yabancı öğretmenlerini ülkeden süren emirname çıkarıldı kolej resmen kapatılıp mal varlığına el konulmuştur.
      Adana'da Tarsus Aziz Pavlus Enstitüsü kuruldu. 1888'de açıldı. Cizvitler de Tarsus'da kolej açmıştı. Aziz Pavlus Enstitüsü 5 yıllık akademi programı ve 5 yıllık da kolej programı sunmaktadır. Ermenice, Matematik, Tarih, Türkçe, Doğa Bilimleri, Fizyoloji, Yunan Dili ve Edebiyatı, Konuşma sanatı, notalarla şarkı söyleme, jimnastik gibi dersleri mevcuttu. son sınıftaki öğrencilere tez dahi verilmiştir. Mezunlar İncil temsilcisi, tüccar, eğitimci, hekim gibi meslekleri icra etmişlerdir. Stone göre Türk ve Müslümanlardan kaçan Ermeni ve Rumlar bu enstitüye sığınmışlardır.

      Konya Apostalik Enstitüsü

      Konya bölgesinde Ermeni ve Rum Protestanlarına yönelik çalışmalar yapıldı. 1894'te bu enstitü açıldı. 1897'de Osmanlı Hükümeti tarafından yabancı dille ileri düzeyde akademi eğitimi veren kurum şeklinde kabul edildi. Ermenice, İngilizce, Fransızca, Rumca ve Türkçe derslerinin yanında İncil, matematik, trigonometri, dünya tarihi, fizyoloji, astronomi gibi dersler mevcuttu. Okulun korosu dahi mevcuttu. Yunan-Türk Savaşı'nda Konya mücadelenin ortasındaydı ve mücadelelerden eğitime devam edilememiştir.

       İzmir Uluslararası Kolej

      Yatılı Kız Okulu ve Erkek Yüksek Okulu mevcuttu. Kız Okulu'na daha çok yardım geliyordu. Bu okulların kadrosu yerli insanlardan oluştuğundan Amerikan Board'ın desteği de azdı. Alexander Maclachlan Amerikan Board tarafından İzmir Erkek Yüksek okulu için görevlendirilir. İzmir Uluslararsı Kolej'in başlangıcı bu yetkilinin İzmir'e geldiği tarih 1891 olarak kabul edilir. 1903'te Erkek Yüksek Okulu'nun uluslararası kolej olması için dilekçe verilir. Onay da çıkmıştır. Gerekli alt yapı hazırlığı yapılmıştı. Kolej İzmir'de yeni bir spor ortamının yaratılmasına yardım eden güç olarak belirlendi. Stone göre savaş döneminde zorla askere alınma ile öğrenci sayısında kesin düşüş yaşanmıştır. Savaş yıllarında Müslğüman Türk çocukları da ihmal edilmemiştir. Savaş sonrasında ise Türkiye Cumhuriyeti politikasıyla işbirliği yapıldı. Dersler halk eğitimin bir parçası milli programın bir bölümü olarak 1931'e kadar sürdü. 1929'da kurulan Türk Araştırmaları Enstitüsü buradaydı. Kolej 1929 Ekonomik Buhran'dan etkilenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni koşulları ve kötü ekonomik koşullara ayak uydurulamadı. 1934'de varlığına son verildi.
 
      Stone göre mevcut Amerikan Board okulları kapatılmış olsa da 1990'lardan sonra Amerikan Board okullarının halesi SEV okullarıydı. Türkiye Cumhuriyeti'nin ihtiyaçlarıyla ilgili kalmak için kendi çalışmalarını yeniden yön verdiler.

       Türkiye Cumhuriyeti'ndeki Amerikan Board Eğitimi ve SEV Okulları

      Bu bölüm 1923-2004 yılları arasını kapsıyor. Amaçlarına bakarsak Türkiye Cumhuriyeti'nin değişen koşullarına ayak uydurarak uyumlu çalışmalar meydana getirmekti. Değişen teknoloji ve ortamları Türkiye'ye getirerek Anodulu'da eğitimi daha modern hale getirmekti. Yine günümüz şartlarına göre araştıran nesil inşa etmeye yardımcı kurumlardı. Eski politika olan Hıristiyanlaştırmaktan tamamen uzaklaşılıp Türkiye Cumhuriyeti'nin politikalarıyla işbirliği içinde planlamalar yapılarak hayata geçirilmniştir. Yeni oluşturulan Türk milleti sistemine katkıda bulunmaktı. Stone göre Osmanlı zamanındaki Hıristiyan nüfusun çoğunluğu Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına nakledilse de kalan Amerikan Board kurumları amaçlarında  değişim olmuştur. Amerikan Board eğitimcileri nakledilen öğrencilerinin peşinden de gidip Beyrut gibi farklı coğrafyalarda okullar açmışlardır. 1924 itibariyle Amerikan Board eğitimcilerinin Türk öğrencilerine danışman, oyun arkadaşı ve sırdaş haline gelmek tasarlanıyordu. Trükiye'deki Amerikan Board politikası artık öğrencileri ahlaki ideallari, mesela aile yaşantısını, görev aşkını, kişinin vatandaşlık vazifesinin ve sorumluluklarını, boş zamanlarını verimli kullanımı ve topluma hizmeti açıklamaktı.

      Talas Amerikan Okulu 1933 raporuna göre öğrencilerin hemen hemen hepsi Türk'tü. Amerikan Board okulları sadece Adana, Merzifon ve Tarsus'daydı. İç kesimlerden neredeyse kazınmıştı. İzmir Amerikan Kolej Enstitüsü, Bursa'da Amerikan Kız Lisesi faaliyetlerine sürdürdü. Talas Erkek Okulu, Gedikpaşa Amerikan Okulu, ÜSküdar Kız Okulu faaliyetleri devame tti. Merzifon Kız Hayat Okulu 1938'de faaliyeti sona erdirildi. II. Dünya Savaşı öncesinde ekonomik krizden dolayı Türkiye'deki Amerikan Board okullarının yarısı kapandı. II. Dünya Savaşı ardından komünizme karşı Amerika ile ilişkiler artmıştır. Amerikan Board okulları ise öğrencilere sorumluluk alma, işlevsel demokrasinin ön şartlarını oluşturmakta oldukları görevler üstlendiler.

      Amerikan Board sayesinde yurtdışındaki yenilikçi eğilimlerle bağlantılar, Amerikan Board okullarının üzerinde hüküm sürdüğü Türkiye Cumhuriyeti'nde modernleşme dalgasına yol açtı. Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni politikası laiklikti. 1928'de anayasadan devletin dini İslam'dır ibaresi de çıkarılmıştır. Dini eğitimin bütün çeşitleri ülke okullarından kalrıldı. Misyonerlik suçuyla yargılananlar misyonerlik suçlamaları okuldaki Amerikan Board öğretmenler için olsa da okullar varlıklarını devam ettiriyordu. Bu okullar şöyle sıralanabilir:

1.Tarsus Amerikan Koleji bunun örneğiydi.
2.İzmir Amerikan Kız Koleji
3. Üsküdar Kız Akademisi
4. Talas Amerikan Okulu

      Bunlar en büyük Amerikan Board okuluydu. Küçük çaplı olanlarla beraber 116 tane okul mevcuttu. En baştaki faaliyetlerden biri yetişkinlere İngilizce öğretmekti. Bunun için akşam kursları açıldı. Gönüllü öğretmenler de mevcuttu. Slayt ve sinema filmi projelerinde uzmanlaşıldı. Stone göre 21. yüzyılın SEV kurumları bilgi ve becerilerini Türk gençliğini yetiştirmeye adamıştır. Çağdaş eğitime geçilmiş eğitimde yeni metodlarla öğretim faaliyetleri yapılıyordu. Uluslararası çapta profesyonel eğitimciler getirilmesi akımını başlattı. Dışardan gelen eğitimcilerle beraber Türk öğretmenler de kadroda fazlaydı.

      Devlet okulları yeterli olmuyordu. Üniversiteye girişte sınavın ve üniversiteye az sayıda öğrencinin alınması ile velilerin özel liselere talebini artırmıştır. Amerikan Board okulları şartlara ayak uydurmuş dinamik yapıdaydı. 1964-2005 yılları arasında yeniden yapılanma dönemine girildi. Merkezleri İstanbul Bible House'daydı. Yine Amerika'ya bağlıydılar. Eğitim ve sağlıkla ilgili bütün programlar birleştirilerek Sağlık ve Eğitim Vakfı adı altında (yani SEV) idare edilmeye başlandılar. Ve bu şekilde varlıklarına devam ettiler.

Linkback: https://www.buyuknet.com/somurgeciligin-hasat-mevsimi-kitap-ozeti-t47439.0.html

Çok teşekkürler.

Donuyordum soğuktan kombi bozuldu gece, gece can sıkıntısı sonuna kadar okudum.

 
Etiket:

Bu bilgi size yardimci oldu mu?

Evet Hayır

Sömürgeciliğin hasat mevsimi kitap özeti
(Ortalama: 5 üzerinden 4 - 5 Oy)

Bu içeriği nasıl geliştireceğinizi yazın...


Türkiyenin başkenti neresidir. Eksik harfi tamamlayın.:

Sömürgeciliğin hasat mevsimi kitap özeti

Sömürgeciliğin hasat mevsimi kitap özeti »Kitap Adı: Sömürgeciliğin Hasat Mevsimi Anadolu'da Amerikan Misyoner Okulları       Frank A. Stony 1953-1966 yılları arası Tarsus